Tüp Bebek 

Dondurulmuş embriyo ve KARDAN BEBEK

 19 Mart 2017

 

Bir kadın, anne olmak için bir tüp bebek merkezinin kapısını çalıyorsa, hiçbir doktorun, “onun bu kutsal isteğini” “geciktirmeye” hatta “elinden almaya” hakkı yoktur!

Tıp, her geçen gün ilerlerken ve tüp bebek tedavisinde artık “dondurulmuş embriyo”nun, sağlıklı bir bebeğe dönüşme şansının daha yüksek olduğu ortadayken, bu tedaviyi uygulamamak, ettiğimiz o “yüce yeminle” bağdaşmamaktadır.

Tıp dünyası gelişmeleri takip etmeli ve alışılmış yöntemleri bırakma cesaretini gösterebilmelidir. Tıpkı İRENBE ekibi gibi…

 

ESKİ YÖNTEMİ UNUTUN!

 

Biz de yıllarca taze embriyo transferi yaptık. Elbette yüksek oranda başarılar elde ettik. Bebeklerini kucaklarına verdiğimiz annelerin sevincine ortak olduk. Ama “Nasılsa bu yöntem yüzde yüz olmasa da sonuç veriyor” diyerek, hep eski sistemi sürdüremezdik. Araştırmalarımıza devam ettik.

Dondurulmuş embriyo transferinin, taze embriyo transferinden çok daha yüksek oranda başarı elde ettiğini kanıtladık. Yüzü gülen annelerimizi; dünyaya gelen bebeklerimizin sayısını artırdık.

Neden mi yöntem değişikliğine gittik?

Farkında olmadan hastalarımız bizi buna yönlendirdi… Çünkü artık hayat şartları, kadınlarımızı ileri yaşta anne olmaya zorluyor. Üniversite, iş hayatı derken geç yapılan evlilikler ya da ertelenen annelik isteği, karşımıza 40’lı yaşlardaki geniş bir “anne adayı” kitlesini çıkardı.

Evet, aynaya baktıklarında belki de 40 yaşından daha genç gösteren bu hastalarımızın biyolojik saati ne yazık ki aksamadan işlemişti. Yumurta sayıları da rezervleri de 40’lı yaşlarla birlikte azalmıştı.

Bir de bizi şaşırtan hasta gruplarımız arttı elbette. 20’li 30’lu yaşlardaki bazı hastalarımızın yumurta sayıları, 40’lı yaşlardaki hastalarımızınkiler kadar düşüktü…

Bazı hastalarımızın yumurta rezervleri yüksek olsa da polikistik tablo tedaviyi güçleştiriyordu.

Ve elbette artık yıllardır o merkez senin bu merkez benim dolaşıp maddi ve manevi olarak tükenen hastalarımız… Artık belki de ellerindeki avuçlarındaki son birikimle bize gelenler…

 

NEREDEYSE DOĞAL

 

Bu dört hasta grubumuz için de artık zaman çok değerliydi… Biz, onlar için daha fazlasını yapmalıydık… Ve yaptık… Dondurulmuş embriyo transferi yöntemine geçtik.

Sonucun güzelliği bir yana, annelerimize daha konforlu bir tedavi yöntemi sunduk.

Peki bunu nasıl yaptık? Taze embriyo transferi yapılmayıp, embriyoların dondurulup sonra ana rahmine yerleştirilmesinin faydalarını bilimsel olarak sıralayalım. 

Gerek rezervi yeterli, gerekse 40 yaş üstü hastalarımızda dondurulmuş embriyo transferinin en çarpıcı avantajını paylaşalım önce…

Dondurulmuş embriyo transferinde “yuvalanma”,  dolayısıyla gebelik oranı artışının ana sebebi, endometriumun yani rahim içi tabakanın, yumurtlama uyarma tedavisinin olumsuz etkilerinden arındırılmasıdır… Bu arınmanın ardından rahim içi tabaka, kendi doğal hormonları olan östrojen ve progesteron ile hazırlanıyor. Yani neredeyse doğal bir sürece geçiyor… 

 

 

 

İLAÇ TEDAVİSİ DAHA AZ

 

Dondurulmuş embriyo transferiyle, OHSS yani "Ovarian Hiperstimulasyon Sendromu" denilen "aşırı yumurtalık uyarılması" riski neredeyse sıfıra düşürülüyor.

Kadından bir seferde, çok sayıda yumurta ve embriyo elde ediliyor. Bir daha ilaç tedavisi ve yumurta toplama işlemi yapılmadan tekrar tekrar embriyo transferi olanağı sağlanıyor. Düşünün, sizin için zor ve stresli olan ilaç tedavisi ile yumurta işlemini belki de bir kez yaşayacaksınız. Bu, anne adaylarımız için müthiş bir konfor…

Evet, devam edelim...

Dondurulmuş embriyo transferi sonrasında dış gebelik riski, taze embriyo transferine göre 5-10 kat daha azalıyor.

Ve bir avantaj daha... Transfer başına gebelik oranı, dondurulmuş embriyo transferinde, taze transferin 1,5 katına ulaşabiliyor. Yani yavrunuzu kucağınıza verme ihtimalimiz artıyor.

Özetle söylersek, yumurta rezervi çok yüksek polikistik yumurtalık hastalarında ve rezervi normal diğer hastalarda, yan etki ve komplikasyon riskleri ile transfer ve doğum başına maliyetler dondurulmuş embriyo transferiyle, en aza indiriliyor. Hasta konforu ve gebelik oranları artıyor. Hastalarımıza, düşük maliyet, konfor ve sağlıklı bebek üçlemesi sunuyoruz…

 

40'LI YAŞLAR DAHİL

 

"Bu yöntemi, yumurta rezervi ve kalitesi düşük hastalarda yapabiliyor musunuz" sorusuna yanıt verelim. Evet yapabiliyoruz. Hatta, başarı oranımızı bu hastalarımızda da artırıyoruz.

Önce bu tür hastalardaki sorunu detaylı anlatalım...

Bu tür hastalarda standart yaklaşım, özellikle 40 yaş üzerinde yumurtlama tedavisi, yumurta toplama ve taze transfer ile "transfer başına doğum oranları" % 10'un bile altındadır.

Bu yaşlardaki hastalarda, transfer edilmeye değer görülen embriyoların ancak % 10-25'inin kromozomal olarak normal, yani sağlıklı doğumla sonuçlanma potansiyeline sahip embriyo olduğu bilinmektedir.

Dolayısıyla bu grup hastada transfer yapmadan önce belli sayıda normal görünümde embriyo sayısına ulaşılıyor. Ardından embriyolarda genetik tarama yapılarak sağlıklı embriyolar seçiliyor. Böylece transfer edilecek embriyonun kalitesi artırılıyor. Endometrium yani "rahim içi tabaka" sonradan özel olarak hazırlanıp embriyoyu kabul etme yeteneği artırıldığı için transfer başına doğum oranları % 50'nin üzerine çıkabiliyor.

Bugüne kadar alışılan gelen taze embriyo transferinde, 40 yaş üstü hastalarımız için doğum oranı yüzde 10'un altındayken, dondurma yöntemiyle yüzde 50 gibi mükemmel bir oranın üzerine çıkılıyor...

Ancak bu hasta grubu, her yumurtlama tedavisinde "az sayıda" kaliteli yumurta üretiyor. Bu nedenle, tekrar tekrar yumurta toplama ve embriyo biriktirme uygulaması yapılıyor. Böylece "başarısız transfer denemeleri" azaltılıyor.

 

HASTALARIMIZ MEMNUN

 

İRENBE'ye gelen anne adaylarımıza “embriyo dondurma” yöntemini anlattıktan sonra bizimle birlikte yeni bir hayatın kapısını açtılar.

Kendilerine bilimsel olarak tüm açıklamaları yaptıktan sonra içlerinde öyle masum sorular soranlar oldu ki, “İşte annelik böyle güzel bir duygu” diyerek gülümsedik.

Belki sizin aklınızdan da dondurma yöntemiyle ilgili bu sorular geçiyordur. Cevap verelim…

Hayır, o dünya güzeli bebeğiniz dondurulurken üşümez! Transfer için beklerken de sıkılmayacak! Hiçbir şeyin farkında değil… Zaten yalnız da değil. Biz yanındayız! Sadece dünyaya gelmeleri için biraz misafirimiz olmaları gerekiyor. Hepsi bu…

Bize bıraktığınız güzel emanetlerinizi öyle seviyoruz ki, sizden önce onlara bir isim koyduk: Kardan Bebek…

Çok iyi bakıyoruz ve bakacağız Kardan Bebekler’e... Aklınız onlarda kalmasın…

Dünyaya gelenler mi ne yapıyor...

İRENBE ailesine katılan Kardan Bebekler’in hepsi, annelerinin sıcak kollarında sağlıkla büyüyor…

 

Op Dr Kaan BOZKURT

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

İRENBE Tüp Bebek Merkezi

 

 

İLGİLİ YAZILAR

Nilay ve Osman Tosun çiftiinin Deniz\'e kavuşm
Elven ve Erkan çifti ve ikizlerinin öyküsü...
-196 °C\'dan Hayata Merhaba
Tüp Bebek Laboratuvarından Merak Ettikleriniz