Başarı Öyküleri 

Tam 10 Yıl Sonra!

 24 Mart 2017
10 yıl sonra ikiz bebeklerimiz olacağını öğrendiğimizde...

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Özlem Akın: Biz zaten komşuyduk. Çocuk¬luğumuzdan beri aynı mahallede oturuyor, birbirimizi tanıyorduk. Çocukluktan başla¬yan arkadaşlığımız zamanla gelişti ve evliliğe dünüştü.

Çocuk sahibi olmaya ne zaman karar ver¬diniz?
Mustafa Akın: 1 yıl sonra karar verdik. Yaşı¬mız küçük olduğu için baştan bebek istemedik. Evlendiğimizde Ben 26, Eşim 25 yaşındaydı. 1 yıl bekleyelim diye düşündük herkes gibi. Sonra karar verdik çocuk sahibi olmaya, olma-yıncada doktorlara başvurduk.
Hangi yöntemlerle bebek sahibi olmayı denediniz?
Özlem Akın: İki kez aşılama, iki kezde devlet hastanesinde ve İrenbe'de toplamda 5 kez tüp bebek yöntemini denedik. O yüzden umu¬dumuzu biraz kaybetmeye başlamıştık. Çok stresliydi. Devlet iki hak veriyor. O hak bitince özelde yapmak zorundasınız.

Çocuğunuzun olmamasının sebebi neydi? 10 yıllık süre boyunca neler yaşadınız?
Özlem Akın: Gittiğimiz doktorlar, bir sorun olmadığını oluruna bırakmamız gerektiğini söyledi. Psikolojik olabilir dediler. Tahlil sonuçlarında bir şey bulamadılar. Devlet has¬tanesinde ki olumsuz sonuçlanan Tüp bebek denemelerimizden sonra hem kafamızı hem de maddi durumumuzu toparlamak ama¬cıyla 3 yıl ara verdik. Ben çalıştım. Kafamızı dağıttık. Daha sonra son bir kez daha dene¬yelim diye düşündük. Eşim araştırdı, İrenbe'yi buldu.

İrenbe'de gördüğümüz ilgiyi başka hiçbir yerde görmedik. İrenbedeki herkes çok sıcak ve samimiydi. Kendimizi rahat ve güvende his¬settik. Doktorumuza da çok güvendik.
Beş olumsuz denemenin   ardından   son kez şansımızı dondurulmuş yumurta¬larla denemeye karar verdik. Sonuç yine olumsuz olursa diye endişemiz vardı ama doktorumuz bu konuda bizi çok rahatlattı, en başından beri güveni¬yordu.

İrenbe ile nasıl iletişime geçtiniz?
Mustafa Akın: İnternetten araştıra¬rak İrenbe'deki doktorların video¬sunu izledik, daha önceki hastaların yorumlarını okuduk ve etkilendik. Son kez İrenbe'ye gitmeye karar ver¬dik.
Doktorunuz ile görüşmeniz nasıl geçti, neler söyledi ?
Özlem Akın: Rahim içinin temiz olduğunu söyledi. Bize bazı tahliller verdi. Onun sonucuna göre tedaviye başlayacaktık. Tah¬lillerimizi yaptırdık, muayene olduk. Onlar da temiz çıktı. Her şeyin normal olduğunu söyledi. Hemen vitaminlere ve iğnelere başladık. 15 gün sonrada yumurta toplama işlemi gereçekleşti.

Doktorumuz bize dondurulmuş yumurta transfer yönteminde başarı oranının yük¬sek olduğunu söyledi. Daha önce 2 Aşılama 2 normal Tüp bebek yöntemi ile olumsuz sonuç alınca doktorumuzada çok güvendiği¬miz için bu yöntemi denemeye karar verdik. Dondurulmuş yedi tane kaliteli yumurta vardı.
 
Yaşadığınız ilk olumsuz deneyimden sonra ikincisinde neler yaşandı?
Özlem Akın: İrenbe'de de ilk denememiz de malesef olumsuz oldu. Fakat içimizde bir umut vardı, doktorumuza o kadar çok güven¬dik ve inandık ki dondurulmuş kalan kaliteli embriyolarla ikinci transfere karar verdik ve sonuç olumluydu. 10 yıllık uzun ve yorucu bir sürecin ardından hamile kalmıştım.
Mustafa Akın: Eşim çok üzüldüğü ve bana göre daha hassas olduğu için bütün tahlil sonuçlarını önce ben alıyordum, sonra ona haber veriyordum. Yani olumsuzluğu ilk yaşayan hep bendim. İrenbedeki ilk dene-memimizin tahlil sonucunuda ben aldım. Sonuç olumsuzdu. Tedavi sürecinde dokto¬rumuzun her dediğini yaptık, herşey yolunda gitmişti. Toplanan yumurtaların kalitesi iyiydi. Onun için doktorumuz hemen ikinci denemeyi istedi. İlk aşamaya göre süreç daha kolay geçti. İğne kullanılmadı. Daha rahat, daha stressiz oluyor insan. İkinci transferin ardından sonucu öğrenmek için yine ben, evimize yakın bir tıp merkezine gittim. Sonucu gördüğümde şaşkınlığımdan ne yapacağımı şaşırdım, donakaldım. Eve gitmeyi beklemeden eşimi aradım, söyledim. İnanamadı, çok şaşırdı. 5 olumsuz sonuçtan sonra eşim hamileydi. Sonra hemen dokto¬rumuzu arayıp değeri söylediğimizde ikiz de olabileceği ni öğrendik.

Altıncı denemenin gebelikle sonuçlandı¬ğını öğrendiğiniz an neler hissettiniz?
Özlem Akın: İnanamadım. Sanki başka bir hayata girdim o an. Salondan koridora, koridordan salona geçtim. Ne yapacağımı bilemedim. Çok güzel bir duyguydu. On yılın sonunda hamile kalmak mucize gibiydi. Doktorumuza gidip ultrasonda gördükten sonra inanabildim
Peki ikiz olduğunu öğrendiğiniz an neler hissettiniz ?
İkiz olduğunu tahlil sonucu çıktığında dok¬torumuzun verdiği küçük sinyalle bekliyor¬duk. Ama ultrasonda da iki kese görüldüğü zaman bu durum netleşmiş oldu.Bebek sahibi olmayı hayal ederken, birde ikiz ola-cağını öğrendiğimizde hem ben hem eşim mutluluktan ağladık. Allah herkese nasip eder inşallah.

Hamilelik sürecinde neler yaşadınız?
Hamilelik süreci başlangıçta biraz zordu, bulantılardan dolayı dokuz kilo verdim. Daha sonra yemeye başladım, iştahım açıldı. Hamileliğim boyuncada 18 kilo aldım.

Fakat 3 aylık hamileyken babamı kaybettim. O dönemi atlatmam çok zor oldu. Eşimin ve doktorumun desteği bana çok iyi geldi.. Mutluluğun arkasından bir üzüntü yaşamak çok kötüydü. Sonu güzel oldu.
Tabi ikiz bebeğe hamile kalmak daha da zor. Hep bir şey olur mu diye tedirgindik. İlk üç ayı geçirmek çok önemli. Biz bugünü de geçirdik, bu haftayı da bitirdik diye sevini¬yorduk. 3 ayın sonunda tehlikeli dönemi atlatıyorsunuz. Erken doğum da olabilirdi. Biz de her an hazırdık. 30 haftalıkken doğum çantamızı hazırladık. Altıncı ay, yedinci ay derken. 38 haftayı doldurduk. Karnımdaki o kıpırdanma her şeye değerdi. Sabahları erkenden uyandırılıyordum. İki tane olunca biri duruyor, biri başlıyor. Çok güzel bir duy¬guydu.

Anne olmadan önceki hayatınız ile son¬rası arasında ne gibi farklar oldu?
Sosyal hayatınız bitiyor. Gece uykularınız bitiyor. Her şeyinizi çocuğunuza göre plan¬lıyorsunuz. Hava sıcak, soğuk. Ona göre hazırlıyorsun. Şu saatte yemesi gerekiyor, çıkamıyorsun. Çıkıyorsan bir saat duruyor-sun en fazla. Hayatınızı tamamen onlar için ayarlıyorsun. Ama onlar için herşeye değer. Biz çocuk yokken ne yapıyormuşuz ? O zaman bir sorumluluk olmuyor. Mesela gece geç saatte İzmir'deysek orada kalıyorduk.
Ama artık öyle bir şey yok. Gidemiyorsunuz öyle her yere. Bir de bebeklerle evinde daha rahat ediyorsun.

İrenbe için neler söyleyebilirsiniz?
Özlem Akın: İrenbe ekibinden çok memnun kaldık. Çevremizdeki herkese de İrenbe'yi tavsiye ettik. Stres yaşamanıza izin verilmi¬yor. Doktorunuz fazlasıyla güven duygusu veriyor. Daha rahat oluyorsunuz. Bizim için en önemli unsurlardan biride bekletilme-mekti. Ve istediğimiz her an doktorumuza ulaşabiliyorduk. Gece gündüz farketmeden. Bir sorun olduğunda arıyorduk ve bize geri dönüyordu. Doktorumuz herşeyi ince eleyip sık dokudu. Daha önceki tüp bebek dene¬yimlerimizden çok farklıydı İrenbe'deki işle¬yiş. Çok çabuk transfer oldu, bekleme süreci olmadan.

Mesela ikincide de olmasaydı, tekrar İren-be'de denerdik. O güveni bize tüm ekip verdi. Doktorumuz o kadar zarifti ki muayene bitiminde kapıya kadar bize eşlik ediyordu. İrenbe'ye ilk geldiğimizde doktorumuzla tanıştıktan sonra eşime dedim ki "tamam biz doktorumuzu bulduk". Doğumu da onunla yaptık.

Tüp bebek düşünen çiftlere tavsiyeleri¬niz nelerdir?
Özlem Akın: Bu süreçte kesinlikle stres olmaması gerekiyor. Eşin desteği de çok önemli, süreci insanın tek başına atlatması biraz güç oluyor. Doktorunuza güveniyorsa¬nız onunla devam edin. Çünkü o çok önemli. Biz onu gördük, yaşadık. Sonuç bebeklerimiz kucağımızda.