Başarı Öyküleri 

Umut fısıldar bir daha dene diye.

 26 Ocak 2017
Berna ve Ömer Aşçı çiftinin öyküsü...

Nasıl tanıştınız ve ne zaman evlendiniz?
2005'te bir düğünde tanıştık. 3 yıl sonra, 2008 yılında da evlendik.

Çocuk yapmaya ne zaman karar verdiniz?
Evliliğimiz, kariyerimiz açısından önemli bir dönemde gerçekleşti. İkimizde çok yoğun çalışıyorduk. İşlerimiz sürekli seyahat etmemizi gerektiriyordu. Bazen 1 ay birbirimizi göremiyorduk. Fakat bir yandan da evlat sahibi olabilmek içinde zamanımızı ayarlamaya çalışıyorduk. 1,5 - 2 yıl sonra işlerimizi biraz daha düzene koyduktan sonra çocuk sahibi olmaya karar verdik.

Aradan bir yıl geçer ama istekleri bir türlü gerçekleşmez Aşçı Çiftinin. Doktora gitmeye karar verirler ve sorun ortaya çıkar. Anne, yoğun bir tempoda çalıştığı için vücudunun yorgun düştüğü, bunun için hamile kalamadığı fikrine kapılır. Tabi tahliller sonucunda gerçek neden ortaya çıkar. Doktor, çifte: "Hiç vakit kaybetmeyin, tüp bebek yapın" diye öneride bulunur.

Baba Öner Aşcı o süreci şu sözlerle anlatıyor: Doğru değil ama klasik Türk mantığı işte; problem kadındandır diye düşünüyordum. Ancak doktora gittiğimde öyle olmadığı ortaya çıktı. Üroloğa gittim. Ameliyat oldum ancak yine birşey değişmedi. Bu yaşananlardan sonra tüp bebek yapmaya karar verdik.

İrenbe ile nasıl tanıştınız?
Tıbbi mümessil olan yakın bir arkadaşım İrenbe'yi önerdi. İrenbe'ye gittiğimizde çok sıcak, samimi bir ortam vardı. Paramızla değil, bizimle ve sorunumuz ile ilgilendiler. Doktorumuz tüp bebek yönteminin aşamalarını anlattı ve bizi aydınlattı. Artık daha rahattık.
Tedavi sürecinde neler yaşadınız?
İlk iğnelerle tedaviye başlandığında pek bir şeyin farkında değildim. Çok heyecanlıydım. Nasıl oldu ve bitti anlayamadım. Son gün geldi çattı. Transferler yapıldı. Sonuç pozitif çıktı. Çok sevindik. Çünkü etraftanda duyuyorsunuz, insanlar onbirinci on ikinci denemesinde ancak bebek sahibi oluyor. Erken olduğu için mutluyduk. Fakat mutluluğumuz 9 hafta sürdü. 9 hafta sonra bebeğin kalbi durdu, gebelik sonlandı.
 
Bebeğinizi kaybettiğinizde neler hissettiniz?
Benim için çok zorlu bir süreçti. Psikolojim bozuldu. Kendimi işe verdim, çok çalıştım. 2 sene kadar uzun bir sürede hiç bebek düşünmedim.
Peki ya sonra?
2 yıl sonra tekrar deneyelim dedik. Fakat ikinci denememizde içimde hiçbir heyecan ve umut parıltısı yoktu. İkinci denemede olduğum iğneler daha çok canımı acıttı. Bir hayal kırıklığı yaşadıktan sonra ikinci deneme bana işkence gibi geldi. Hep olumsuz düşünceler içerisindeydim. Sonuçta yine hayal kırıklığı oldu.

İki hayal kırıklığından sonra üçüncü deneme zor oldu mu?
Üçüncü denememizde yine İrenbe'yi tercih ettik. Çünkü yaklaşımları çok iyiydi. Sıcak bir aile ortamında gibiydik. İrenbe bize özelmiş gibi hissediyorduk. Sanki herkes sadece bizim için seferber olmuş gibiydi. Biz üçüncü denemeyi yapmaya karar verdikten sonra; ''İsterseniz başka hastaneyi de tercih edebilirsiniz'' dediler ama hiç düşünmedik bile. Çünkü tekrar farklı bir ortama gireceksin, farklı insanlarla tekrar bir yola çıkacaksın. Bu bir süreç sonuçta. Olmadı diye pes etmedik. Bir kader ortaklığı yapıyorsunuz o insanlarla. Tekrar başka bir yer istemedim. Doktorumuz ayrılmıştı ama üçüncü denememizi de İrenbede başka bir doktorla devam etmeye karar verdik. Doktorumuz hep yanımızdaydı. Doktorumuzun elektriği bize hep pozitif gelmişti. Yapıcı, motivasyonu yüksek biri.

Doktorları onlara, onlarda doktorlarına çok güveniyorlardı. Uzun süre ertelediler. Sonrasında ise sadece 2 yumurta ile başlamaya karar verdiler. Anne Berna Aşcı o süreci anlatırken ayın şeyleri tekrar yaşıyordu sanki: Tedaviye geç başladık. Yanına her gittiğimde doktorum; bu hafta başlamayalım Berna diyordu. Beni daha rahat olmamı beklediğini hissediyordum. Bende bu süreçte tabi beslenmeme dikkat ediyor, stresten uzak duruyordum. Bu ay olmadı, öteki ay, 3.4.5 ay derken yılbaşı geldi. Biz ne de olsa bizi yine önümüzdeki aya erteler diye düşündük. Yılbaşından sonra adet oldum. 2 gün sonra kontrole gittim. Doktorum ''Şimdi başlıyoruz Berna'' dedi. Bir de yumurtam da azdı. 2 taneydi. Doktorum ''Ben bu yumurtaya çok güveniyorum '' dedi. Tabi çok zor birşey 2 yumurtayla başlamak. Biz çok şaşırdık. Ben hatta: ''İsterseniz bu ay da olmasın sonraki ay yapalım, hem ben bu ay çok sağlıklı beslenemedim, hem yumurta sayısı da az'' dedim. Israrla; Yok olmaz ben bu yumurtaya çok güveniyorum. Sen kaç çocuk istiyorsun? 1 tane yeterli değil mi? Bu yumurta çok iyi. Kaybetmek istemiyorum'' dedi. 2 tane döllenen yumurtayla tedaviye başladık.

Eşiniz çok yardımcı olduğunuzu söylüyor. Bu süreç sizin çin nasıldı Öner Bey?
Bu yola birlikte çıkmıştık. Her an eşimin yanında olmaya çalıştım. Sağlıklı beslenmesi için yemek yapmaya başladım. İşten geldikten sonra zaman zaman mutfakta geçiriyordum. Geceleri internetten yemek tariflerine bakıyordum. Kendimce bir şeyler yapmaya çalışıyordum. Bu yüzden eşimle birlikte ben de kilo aldım.

Doktorumuz, her kontrole gittiğimizde moralimizi ve motivasyonumuzu yükseltiyordu. Kadın çok önemli bu süreçte ama babanın da bu konuda rahatlatılması gerekiyor. Sonuçta ortak bir amaç için oradasınız. Doktorumuz bu konuda çok iyiydi. Birşeyler anlatırken sadece eşime değil bana da anlatıyordu.
3 denememizin transfer günü o kadar neşeliydik ki kendimize sonuç ne olursa olsun pes etmeyeceğiz diyorduk. Doktorumuz geldi tüm pozitifliği ile bize ayrı bir moral daha verdi. Artık transfer için hazırdık. Operasyon gerçekleşti ve daha sonrasında heyecanlı ve dikkatli günler bizi bekliyordu. Sonuç günü kan tahlilinden sonraki bekleyişimiz anlatılamazdı.

İlk haberi aldığımızdaki hislerinizi tarif edermisiniz Ömer Bey
Doktor bey beni aradı. Öner sakın Berna ya bir şey belli etme dedi. O an kötü bir haber alacağımı düşünmüştüm. Sonuç pozitif tebrik ederim Berna'yı telefona verebilir misin dedi. Bende hiçbir tepki vermeden telefonu eşime verdim. 3 saat kadar konuşamadığımı hatırlıyorum. O kadar mutluydum ki bu benim en güzel haberimdi.

Berna Hanım Eşim bana telefonu verince yüz ifadesinden sonuç negatif diye düşünüyordum.
Büyük bir endişeyle telefonu aldım. Doktor bey bir süre benle konuştuktan sonra müjdeli haberi verdi, çok mutluydum fakat daha önceki yaşadıklarımda aklıma geldiğinde çokta sevinemiyordum. Endişeli günler benim için başlamıştı, ne zaman endişelerim bitti diye sorarsanız; 30 Eylül 2014 saat 07.50 de oğlumuz Umut (ATA) Aşcı doğduğunda.
Nasıl bir hamilelik geçirdiniz? İğneler dışında rahattım. Artık onlara da katlanıyordum. Çok kolay geçmedi ama kötü bir hamileliğim de olmadı. Kaygılıydım ama hep. Biraz kımıldamasa acaba kötü birşey mi oldu diye düşünüyor, hemen İrenbe'ye gidiyordum. Muayene harici Alsancak tarafına gittiğimde bile mutlaka İrenbe'ye uğruyordum. Ultrasona girdiğimde tek baktığım şey bebeğin kalbinin atışıydı. Her gittiğimde onu görünce rahatlıyordum. Hamilelik sürecinde toplam 17 kilo aldım. Zaten 10 kilosu doğumda gitti. Boy ve kilo uygun bir şekilde 4 kilo 150 gram doğdu Umut. Bu süreçte en büyük destekçim eşimdi. Hiç yanımdan ayrılmadı. Hamilelik süreci onun desteğiyle rahat geçti.

"İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?" sorusuna gözlerinin içi parlayarak heyecanla "Evet" diyen Aşçı Çifti, Tüp bebek düşünenlere İrenbe'yi şu sözlerle tavsiye ediyor: İrenbe çalışanlarının gerçekten bizim gibi çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere yaklaşımı çok iyi. Samimiler, aileden biri gibi davranıyorlar. Çünkü tedavi süreci zorlu. Hormonlar yüzünden dengeniz bozuluyor. Bu durum çift olarak sizin ilişkinizide olumsuz etkiliyor. Bu süreçte İrenbe bize psikolojik olarak çok destek verdi. Gerek doktorlar, gerek hemşireler, gerekse danışmada görevli arkadaşlar... Hiç ticari kaygıları yoktu. Sizinle birlikte onlarda istiyorlar. Bunu hissediyorsunuz. Ben İrenbe'de hep bunu gördüm. O yüzden üçüncü deneyimimde de değiştirmek istemedim. Olmasaydı dördüncü deneme için yine İrenbe'ye gidecektim.

İLGİLİ YAZILAR

Nilay ve Osman Tosun çiftiinin Deniz\'e kavuşm
Elven ve Erkan çifti ve ikizlerinin öyküsü...
-196 °C\'dan Hayata Merhaba
Tüp Bebek Laboratuvarından Merak Ettikleriniz