Tüp Bebek 

Tüp Bebek Tedavisinde Anahtar Sözcük Yılmamak

 31 Mart 2017

Tüp bebek tedavisi nedir?

Tüp bebek tedavisi şu anda yardımcı üreme tekniklerinin en üst basamağında yer alan bir tedavi yöntemidir. İlk kez 25 Temmuz 1978’de Louse Joy Brown’un doğumuyla birlikte bebek sahibi olmak isteyen çiftlere bir “ÜMİT” olarak dünyamızda tanındı tüp bebek…

Biraz bilgi verir misiniz?

Tüp bebek basit bir anlatımla, her iki eşey hücresinin (diğer bir deyişle yumurta ve sperimin) vücut dışına alındıktan sonra laboratuar ortamında döllenip, döllenmiş yumurta yani embriyo halinde rahime yerleştirilmesi suretiyle uygulanan bir yardımla üreme yöntemidir. Tedaviye genellikle adetin 2. veya 3. günü başlıyoruz. Genellikle iğne tedavisi –ki bu iğneleri ne zaman nereye ve hangi saatte yapacağını hastalarımıza öğretiyoruz- ile başlıyoruz. Belli aralıklarla yaptığımız kontrollerde ultrason ile yumurtaları içeren keseciklerin (follikül) ölçümünü yapıyoruz. Folliküller belli bir büyüklüğe gelince –ki bu sıklıkla 18 mm civarıdır- çatlatma iğnesi olarak bilinen iğneyi yapıyoruz. Aslında bu iğne yumurtaların son olgunlaşmasını sağlayan iğne. Saati çok önemli, çünkü bu iğneden belli bir saat sonra yumurtaları çatlamadan topluyoruz. Toplama işleminde hastalarımızın konforu için biz anestezi kullanıyoruz. Aynı gün içinde, yumurtalar toplandıktan belli bir zaman sonrasında etrafındaki yandaş hücrelerden arındırılıp, eşten alınan sperm ile döllenmeye çalışılıyor. Bu safhada tek bir spermin yumurta içine, mikroskop altında enjekte edilmesi (mikroenjeksiyon) döllenme şansını artıran bir teknik olarak uygulanmaktadır. Bu safhadan sonra 2 seçenek karşımıza çıkmaktadır; ya 3. veya 5. günü embriyoları yerleştirmek veya embriyoları daha sonraki bir zamanda yerleştirmek üzere -196 derecede özel tekniklerle dondurmak. Kişinin özellikleri dikkate alınarak “bireyselleştirmiş” şekilde yapılan bu transferin ardından yaklaşık 12 gün sonra kanda gebelik testi istenerek gebelik varlığını araştırıyoruz. Merkezimiz olarak şunu söylemeliyim ki güncel her türlü yöntemi başarı ile uygulayabiliyoruz. Ancak herkese standart değil, bireyselleştirilmiş tedaviyi amaçlıyoruz. Tüp bebek elbette maddi ve manevi olarak oldukça emekli bir yöntem ama olumlu sonuç ile tüm çekilenler unutuluyor.

Tedavide nasıl bir beslenme öneriyorsunuz?

Beslenmede illaki bu-şu diye bir liste vermek doğru değil. Temel prensipler aslında normal sağlıklı beslenme için ne yapılması gerekirse bunların yapılmasını istiyoruz.  Yani olarak bolsu içilsin, doğal ürünler tercih edilsin, taze sebze ve meyce tüketilsin, işlenmiş gıdalardan, tatlandırıcılardan uzak durulmaya çalışılsın. Bu arada şunu vurgulamak lazım: ALKOL ve SİGARA (ve tütün ürünleri) kesinlikle kullanılmamalı diye belirtiyoruz. Aslında yardımla üreme teknikleri uygulanacaksa bunların en başından bırakılmasını istiyoruz.

İlk deneme başarısız olursa, ikinci deneme ne kadar süre sonra yapılır?

İlk deneme başarılı olamadıysa eğer kişiye özel yapılacak incelemeler varsa onları yaptıktan sonra hemen ikinci deneme başlayabilir, belli bir süre tıbben beklenilmek zorunda değildir. Ancak ruhsal durumun iyi olması lazım. Gerçekten ilk deneme olumsuz sonuçlandığında bir yıkım oluyor. Tüp bebekte, eşin, hekimin ve tüm IVF ekibinin desteği ile toparlanmak lazım. Biz hastalarımıza belirtiyoruz “hiçbir zaman garantili verilemez” diye. Kimi zaman daha sonraki denemelerde hamileliğe ulaşan kişiler en canlı örnekler, sanırım anahtar sözcük YILMAMAK olmalı

Tüp bebek yöntemiyle gebe kalmak, normal yolla gerçekleşen gebeliklere göre daha mı risklidir?

Riski belirleyen kişinin özellikleri, bebek sayısı. Dolayısı iletüp bebek gebelikleri riskli denemez. Ancak tüp bebek olgularında genellikle ek problemler olabildiği için doğal olarak riskleri artmış gibi görünebilmektedir.

Tedavide başarı oranınız nedir?

İRENBE IVF merkezi olarak başarımız dünyadaki önemli merkezlerdeki gibi diye cevaplayayım sorunuzu (nazar değmesin J ). Bu başarımızdaki temel faktör EKİP ruhu taşımamız ve başarı odaklı yaklaşımımız sanırım.

Merkezinizde yaşanmış, hastalarınızla ilgili bir hikayeyi bizimle paylaşır mısınız?

Hastalarımızın her birinin o kadar özel tarafları var ki. Hangisi en çarpıcı karar vermek zor. Örneğin hemen aklıma geliveren birisi; yumurtalıkların çalışmadığı menopoza girdi diye ifade edilen ve 28 yaşında, AMH değeri: 0.6ng/ml, FSH değeri9-32 IU/L olarak gelen bir hastamdı. Denilen her şeyi harfiyen yaptı ve sonunda dünya tatlısı bir oğlu oldu. Bir başka hastam 2 kez aşılama ve 2 kez tüp bebek denenmiş bir olgu idi. İlk denememiz olumsuz idi. Yılmadı, her denileni harfiyen uyguladı ve 10 yıllık bir özlemin ardından dünyalar tatlısı ikiz oğulları oldu. Bu olgular hemen aklıma geliverenler. Tüm bu başarılar bizi de inanılmaz sevindiriyor ve gururlandırıyor.

 

Prof. Dr. Ümit İNCEBOZ

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı / İRENBE

Sağlığa Bakış Dergisi 3.sayı / Röportaj

İLGİLİ YAZILAR

Nilay ve Osman Tosun çiftiinin Deniz\'e kavuşm
Elven ve Erkan çifti ve ikizlerinin öyküsü...
-196 °C\'dan Hayata Merhaba
Tüp Bebek Laboratuvarından Merak Ettikleriniz