Tüp Bebek 

İsviçre'den Mektup Var!

 13 Kasım 2017
Sizlere yeniden sonsuz teşekkürlerimi iletebilmek için bu satırları çok uzaklardan yazıyorum...

Bizlere çok uzaklardan, İsviçre'den duygularını, yaşadıklarını anlatan güzel kalpli annemiz Gülşah hanıma teşekkürlerimizle.... İRENBE'ye Tüp bebek tedavisi için yurt dışından gelecek hastalarımız için de işleyişin ne kadar zahmetsiz ve sanıldığı kadar uzun olmadığını gelin Gülşah hanımın kaleminden okuyalım...

Merhabalar,
Sizlere yeniden sonsuz teşekkürlerimi iletebilmek için bu satırları çok uzaklardan yazıyorum. Özellikle doktorum Ümit hanım ve hemşire arkadaşlara duyduğum minnettarlığı anlatamam…
Ben 40 yaşında anne olan bir kadınım. Küçükken ‘büyüdüğünde ne olacaksın’ diye sorulduğunda anne olacağım diye cevap veren bir kadın. Yıllarca olmadı, olamadı. İsviçre’de çok doktora gittim ama olumlu sonuç alamadım. Sonra bir gün annem İrenbe’den bahsetti. Annem de İrenbe sayesinde bebek sahibi olan bir aileden duymuş. Ve bizde eşimle denemeye karar verdik. Başlarda zorlu bir süreç bizi bekliyor diye düşünmüştük. Başka bir Ülkede yaşıyorsun, düzenli kontroller ya da buna benzer şeyler nasıl olacak diye kaygılıydık. Ama sonra içimizden bir ses denememizi söyledi.
2014 Ocak ayında ilk kontrol için geldik. Dün gibi hatırlıyorum. Doktorumun güler yüzü, bize verdiği moral ve motivasyon ile içimde bir umut ışığı doğmuştu. Yapılan testlerden sonra Tüp bebek tedavisine hazırlanmam için ilaçlar, iğneler verildi. Biz de tekrar İsviçre’ye evimize döndük. Haziran ayına kadar evimizdeydik. Bu arada iletişimimiz hiç kopmadı. Her zaman doktorumla haberleşiyorduk. Yaşadığım en uzun kış gibi gelmişti…Ve Haziran … Tekrar İzmirdeydik. Sadece 3 haftalığına gelmiştik. İrenbe’de yapılan bir kaç uygulamadan sonra 2 hafta içinde transfer gerçekleştirildi. O duyguyu anlatamam… Korku, sevinç, heyecan ve bekleyiş. Transferden 4 gün sonra döndük. Hatta işe bile başladım. Doktorum ‘bebek sana uyacak, sen ona değil’ demişti. Onu dinledim. Heyecanlı bekleyişin ardından 10. Gün sabah gözlerimi açar açmaz kan testi yaptırmaya gittim. 2 saat sonra sonucu alabilirsiniz dediler. Zaman durdu sanki, ömrümün en uzun anları gibi geldi. Sonra telefonum çaldı ve o ses ’pozitif’ dedi. Sokaktaydım, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Şu an bile bu satırları yazarken gözlerim doluyor. İnsan sevinçten ağlar mı derdim. Ağlarmış. Çok rahat bir hamilelik geçirdim. Eşim en büyük destekçim oldu. Çantamı bile taşıtmazdı. Hatta bulaşık bile yıkatmıyordu. Böyle böyle 9 ayımız geçti. Bu süreçte de doktorum ve İrenbe ekibi tarafında her zaman arandım. Hamileliğimle ilgili bilgi paylaşımlarımız oldu. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Hepinize tekrar sonsuz teşekkürler.
Ve benim minik bebeğim biraz aceleci çıktı. 14 mart 2016 tarihinde, 2 hafta erken dünyaya geldi. Bu nasıl anlatılır ki? Küçük kızımı, meleğimi kollarıma verdiklerinde dünya durmuştu. Onun sesi, kokusu ve ben kızımla birlikte yeniden doğmuştum. Sezeryan doğum oldu. Ertesi gün öğlen ben artık ayaktaydım. Kızımı görmek, ona dokunmak, kokusunu duymak bütün acımı dindirmişti. Nazlıma hissetiklerimi yazmaya sayfalar yetmez. O benim kalbim, hayatımın anlamı. Babasının prensesi, evimizin neşesi. Büyüyor, 19 aylık oldu bile. Artık her şey çok daha güzel. Ve bu duyguyu bizlere yaşatan İRENBE’ye çok çok teşekkür ederiz.
Sevgilerle…
Gülşah Koçak Gharehghani

A post shared by İrenbe (@irenbe_) on Nov 12, 2017 at 11:48pm PST