Tüp Bebek Başarı Öyküleri 

Ne Güzel Şey Anne Olmak

 16 Şubat 2018
Anne olmak için tam 10 yıl bekledi. İnanılması güç ama bu süreçte tam 9 kez tüp bebek tedavisi gördü. Sabır, inanç ve azmin sonunda Meleğine kavuştu. “Meğer hayatta en çok anne olmayı sevecekmişim” diyen Gülşen Muslu’nun hikayesi, benzeri sıkıntıları yaşayan çiftler için umut olacak türden...

Gülşen Hanım öncelikle sizi ve eşinizi biraz tanıyalım?
Ben özel bir şirkette müşteri temsilcisi olarak görev yapıyorum, eşim Gökhan ise Öğretmen. 2007 yılında evlendik.

Çocuk sahibi olmayı çok istediğinizi hatta en büyük hayaliniz olduğunu söylediniz. Peki çocuk sahibi olmaya ne zaman karar verdiniz?
Evlendiğimde 28 yaşındaydım. İkimizde çocukları çok seviyorduk. Bu nedenle de korunmayı hiç düşünmedik.

Zaman kaybetmeden çocuğumuz olsun istedik. Evliliğimizin 9. ayına kadar bekledim. Hamile kalamayınca bir sorun olabilir düşüncesiyle internetten doktor araştırmaya başladık. Araştırmalarımda İrenbe'nin çok iyi kadın doğum doktorlarına sahip olduğunu gördüm.
O dönemlerde kadronuzda çalışan sevdiğim doktorumla tanıştım. İlk geldiğimde beni karşılayan arkadaşlar da çok güler yüzlüydü. O anda doğru yerde olduğumu anladım. Doktorumuz; “Evliliğinizin çok başındasınız en az 1 yıl geçmesi gerekir ki bir sorun var diye teşhis koyabilelim"  demişti. Ama benim yaşım küçük değildi, bu yüzden acele ediyordum. Sonra beni muayene etti ve bir sorun olmadığını söyledi. Eşim de bazı testlerden geçti ve onda sorun olduğunu öğrendik. Doktorumuz bize bundan sonra yapılabilecekleri tek tek anlattı. Biz tüp bebek tedavisini tercih ettik. Kısa yoldan sonuca ulaşmak istiyorduk. Bütün belgeler hazırlandı, tedavi süreci başladı.

Peki, Tüp Bebek tedavisine başladınız, bu süreçte neler yaşadınız?
İlk denememizi 2008 yılında gerçekleştirdik. Her şey yolunda gidiyordu, ikimizde çok mutluyduk, hayaller kurmaya başlamıştık. Öyle ki daha sonucu almadan hazırlıklara bile başlamıştık. Ama düşündüğümüz gibi olmuyormuş. Bunu sonucu aldığımızda anladık. Çok üzüldük, ailelerimizde aynı şekilde perişan oldu ama yapacak bir şey yoktu. Sonuç ortadaydı.

Bir yıl geçtikten sonra dondurulmuş embriyolarımızla yeniden denemeye karar verdik. Her şey çok güzel, embriyolarımız gayet kaliteliydi. Kürşat Bey’in ve ekibinin manevi desteği ile transfer günü çok güzel geçti.

Yoğun, stresli bir işyerinde çalışıyordum ve izin almıştım. Heyecanla test gününü bekledik. O gün geldiğinde hayaller, sevinçler devam etti.  Ta ki sonucumuz negatif olana dek. O kadar kısa sürede öyle duygu karmaşası yaşıyorsunuz ki; toparlanmak da bir o kadar uzun sürüyor.

Fakat sonuç ne olursa olsun Allah’a inancımızı hiç kaybetmedik, hiç isyan etmedik. Zor bir süreçti, kimseyle görüşmediğim, içime kapandığım hatta hamile kadın görmeye tahammül edemediğim zamanlar oldu. Hem maddi, hem manevi çok zor bir süreç. En kötüsü de yakınlarınızın sizi teselli edebilecek hiçbir kelime bulamaması. Yine uzun aradan sonra, yani 1 yıl gibi bir süreden bahsediyorum 3. denemem oldu, ve sonuç yine olumsuz... Neden tutmadığına dair araştırmalar yapıldı fakat bulunamadı. Genetik testler yapıldı her şey normaldi.

Eşim ve ben bıkmadan usanmadan denemeye devam ettik. Artık işin manevi kısmını geçtik maddi olarak kendimizi toparladığımız ilk fırsatta denemeye devam ettik. 4. denemede negatifle sonuçlandı. Bu arada ben işi bırakmak zorunda kaldım. 

5. denememizde hiç umudumuz yokken sonuç pozitifti. O kadar mutlu olduk ki dünyalar bizim olmuştu. Değerler güzel ilerliyordu, keseyi gördük bir hafta sonra kalp atışı bakmak için randevu aldık. Fakat olmadı, bebeğimin kalbi atmıyordu. O an kelimelerin kifayetsiz kaldığı boğazınızda koskoca bir yumrunun nefes almanızı zorladığı o an... Söyleyecek anlatacak hiç bir bir şey yok. Nasıl tarif edilebilir ki? Kürtaj sonrası yapılan patoloji sonucunda bebeğimizde kromozom problemi olduğunu öğrendik. Bebek sağlıklı olmadığı için gebelik ilerlememişti. O anda sevinsen mi, üzülsen mi bilemiyorsun!

6. ve 7. denemeyi de yaptırdık. Bu arada çevremizdeki  insanlar bize yeni yerler yeni doktorlar araştırıp tavsiyelerde bulunuyorlardı. Ben İrenbe’yi bırakmak istemiyordum. Eşime her zaman; “Bu kapıdan bebekle çıkacağım” diyordum. Her şeyden önemlisi ekibe olan güvenim sonsuzdu. Çalışanları seviyordum. Artık ikinci evim gibi olmuştu. O kadar rahattım yani.

Neyse aradan zaman geçtikten sonra çevredeki baskılara dayanamadım ve başka doktora gitmeye karar verdik. Başka bir doktorda tedaviye başladık, o da zaten işlemlerini İrenbe'de yapıyormuş, içim  rahattı. Görüyorsunuz ki ben yine sizden kopamadım.

 

 

8. deneme ve her şey sil baştan yapıldı. Benim için yorucu bir süreç başlamıştı, doktorumuzun söylediği her şeyi yerine getiriyorduk.  8 Embriyo oluştu 2 adet embriyo transfer edildi. Sağlıklı kalan 4 adet embriyomuz donduruldu.Transferin ardından 2-3 gün dinlendikten sonra normal hayatıma devam ettim.

Sonucun negatif olacağına kendimi alıştırmıştım ve nitekim sonuç negatif olmuştu. Ama bu sefer kendimi çok üzmedim. Doktorla konuşmaya gittiğimizde farklı tedavilerden bahsetti.  Tabi kesin bir sonuç olacağının da garantisi yoktu, biz biraz düşündükten sonra  yaptırmak istemedik. İrenbe'de kalan 4 embriyoyu ne zaman müsait olursak deneriz bir daha da denemeyiz diye düşündüm.
 
Ben artık çocuksuz hayata iyice alışmıştım. Yaşımın da verdiği bir rehavetle bu sayfayı kapatmaya karar verdim. O kadar yorulmuştum ki artık olmasa da olurdu. Fakat eşimin vazgeçmeye niyeti yoktu. Evlatlık çocuk alma konusunu bile düşünüyordu ve beni ikna etmeye çalışıyordu. Ben bu konuda pes etmişliğin dibini yaşıyordum. O kadar çok istiyordu ki ona haksızlık ettiğimi de düşünüyordum. İsterse ayrılabileceğimizi söyledim. Belki başka biriyle evlenirse çocuğu olur diye düşündüm. Ama eşim ne benden vazgeçti ne de çocuktan.

Dondurulmuş embriyolarınızı kullanmaya nasıl karar verdiniz?
Yıl 2017 ve biz hala kalan 4 embriyo konusunda karar veremezken embriyoların süre uzatma işlemleri için irtibata geçmemiz gerekiyordu. Eşimin de ısrarları sonucu denemeye karar verdik. Kaybedilecek bir şey yoktu. İrenbe bünyesindeki bir doktora gitmek şartıyla eşimle anlaştım ve Kaan Bey ile tanıştım. Çok sıcak, sevecen karşıladı bizi. Tüp bebek tedavi geçmişimizi anlattık.

Zaten 10 yıldır İrenbe’de olduğum için tüm tetkikler dosyalarda kayıtlıydı ve oradan da görebiliyordu. Ben umutsuzca anlattıkça onun gözlerindeki  heyecan  büyüyordu. Yapılması gerekenleri o kadar kendinden emin anlatıyordu ki ben bile inanmıştım pozitif sonuç alacağıma. Bana çok uzun süredir kaybettiğim bir duyguyu yeniden kazandırdı. Umut etmeyi...

Yapılacak tedaviler bana yabancıydı çünkü daha önce uygulanmamış işlemler ve kullanmadığım ilaçlardan bahsediyordu. İçimde yeniden bir şeyler kıpırdanmaya başladı. Hatta ben kullanacağım ilaçları ezberlediğimden dolayı hepsini hazır etmiştim. Fakat doktorum farklı ilaçlar kullanmam gerektiğini söylediği için onlar da boşa gitti.

Anlayacağınız planladığımız gibi olmadı maalesef. Bütün tahlillerim ayrıntılı şekilde yapıldı, HSG çekildi, rahim duvarı hasarlama işlemi yapıldı aynı zamanda ve ayrıca 15 günde bir kullanmam gereken bir serum verdi. Bunlar bana çok yabancı şeylerdi ama hiç tereddüt etmeden araştırmadan neden diye sormadan hepsini yaptırdım. Normalde pimpirikli bir insanımdır ama ne istendiyse hiç sorgulamadan saati saatine her şeyi yaptım.

28 şubat  2017 transferimizi gerçekleştirdik, çok ama çok heyecanlıydık. Bildiğimiz tüm duaları okuduk.

Tahlil günü geldi çattı heyecanlı bekleyiş sona erdi kanı verdik beklemek için Alsancak sokaklarında dolaşmaya başladık. Eşimle bir kafeye oturduk. Ben sonuç ne olursa olsun üzülmememiz gerektiği konusunda eşime telkinlerde bulundum. Sonuçta ikimizde birbirimizi teselli edecek durumda olmayacaktık. Kaybedecek bir şeyimiz yoktu ve hayat devam ediyordu.

Kendimizi en kötüsüne hazırlamak için gerekli tüm konuşmaları yaptığımızı düşünüyordum.  Saatler dakikalar geçmek bilmiyordu. Neyse ki  beklenen o telefon geldi. Sonuç çıkmıştı, Kürşat bey aradı, eşimle konuştu.

Eşimin, “ne yapalım nasip değilmiş” dediğini duydum ve gözlerindeki  üzüntüyü gördüm.

O an dünyam yıkıldı, halbuki o kadar da kendimizi hazırlamıştık en kötüsüne. Birden eşimin “gerçekten mi , inanmıyorum!” dediğini duydum. Gülüyor mu, ağlıyor mu, anlayamadığım bir ifadeyle bana sarıldı. Sonuç pozitifti. Gözlerimde bekleyen üzüntü gözyaşları sevinçten akmaya başladı. Biz sokağın ortasında birbirimize sarılıp ağlarken insanların garip bakışlarıyla kendimize geldik. Hemen doktorumuzu görmeye gittik.

BCHG 750 çıkmıştı ve bu değeri duyabilmek için 10 yıl beklemiştim. Bütün İrenbe çalışanları bizimle birlikte sonuca çok sevinmişlerdi, Kaan bey ile birbirimize sarıldık. Ben ağlıyordum, onun da gözleri dolu doluydu. İrenbe Ailesi’nin bir üyesi olduğumuzu gerçekten o anda bir kez daha anladım. Eşimin ayakları yere basmıyordu sanki.

O durumda nasıl araba sürdü eve gelebildik hiç hatırlamıyorum. Bana göre bu sefer benim ve eşimin çocuk özlemi sona ermişti.
Bu zamana kadar hiç böyle hissetmemiştim. Başından beri bunu hissederek yol aldım, sanki yeniden doğmuş gibiydim.

Gebelik  takiplerinizde de İrenbe’yi tercih ettiniz. Peki bu süreçte neler yaşadınız? Nasıl bir gebelik geçirdiniz?
Her şey yolunda gidiyordu. 1 hafta sonra gece kanamam oldu ve çok korktum. Hemen doktoru aradım korkmamam gerektiğini normal olduğunu söyledi.

Ertesi gün “bir şey olmuş mu? diye gittik fakat her şey yolundaydı. Kalp atışını da duymuştuk. O minicik kalbin pıt pıt sesini duymak herhalde dünyaları verseler değişilemeyecek bir şey.

Gebeliğim sağlıkla ilerliyordu ve artık tescillenmiş bir hamileydim. İnanması çok zor oldu uzun bir süre Eşimle birbirimize bunun gerçek olup olmadığı konusunda yorumlar yapsak da gerçekti. Günden güne karnım büyüyordu, garip bir şey ama kilo almak beni hiç bu kadar sevindirmemişti.

Eşim kız olduğunu öğrendiğinde daha bir mutlu oldu, içinden hep kız babası olmak istediğini biliyordum. Kızımızın ismi daha doğmadan belliydi. Öyle çok dualar okumuştum ki;  özellikle de Meryem Suresi’ni. Eğer kız bebeğim olursa adını ”Meryem” koyacağım diye bir adak adamıştım ve cinsiyetini öğrendiğim gün ‘’Meryemsu‘’ diye karar verdik.

Kaan Bey gebelik takibi için beni ve bebeğimi Dr. Barış Büke ye emanet etti. Barış Bey’le tanıştıktan sonra ne kadar güvenilir ellere teslim edildiğimi fark ettim. Gebeliğimin takibini titizlikle yaptı. Kendimi çok özel hissetmemi sağladı. Her şey yolunda gidiyordu.

Haftalar heyecanla geçip giderken bende bebeğime kavuşacağım günün hazırlıklarıyla uğraşıyordum. Biz 39. haftayı beklerken, 37. hafta muayenesinde kızımızını sürpriz bir şekilde gelmeye karar verdiğini öğrendik.

Meleğimize kavuşmamıza saatler vardı. Gece hiç uyumadık. Sabah oldu, sevdiklerimize haber verdik ve hastane yoluna koyulduk. Anneanne, babaanne, dedeler, teyzesi; herkes hazırdı hastanede.

Ve beklenen an geldi… Doğum anınızdan da biraz bahseder misiniz? Neler hissettiniz?
Ve Barış bey eşliğinde son sağlık kontrollerinden sonra operasyon saati geldi çattı. Büyük bir titizlikle sezeryana alındım. Heyecanla geçen 45 dk hayatımın en uzun geçen 45 dakikasıydı sanırım. Sinem hemşire elimi hiç bırakmadan benimleydi.
Bütün aşamaları tek tek anlattı ve beni sakin tutmaya çalıştı.

Gamze hanım unutulmaz anları ölümsüzleştirmek için yanımdan hiç ayrılmadı. Ve sonunda meleğim Barış beyin güvenilir ellerindeydi. İnanması o kadar güçtü ki; gerçeği, hayalinden bin kat daha güzel bir duyguymuş.

Mis kokulu kuzumu yanıma verdikleri andan itibaren anne olmayı bana nasip ettiği için Allahıma binlerce şükür ediyorum.

Meğer ben bu hayatta en çok anne olmayı sevecekmişim. Bir insanın kalbine böyle büyük bir sevgi nasıl sığarmış anladım.
O Benim Meryemsu’yum cansuyum.
Kızım hayatıma girmeden önce solmaya yüz tutmuş bir gül bahçesiydim.

Minik kızım dünyama su misali geldi, canıma can kattı suyum oldu. Ömrüm yettiğince Allah bana her zaman elinin uzandığı gözünün gördüğü yerde olmayı nasip etsin. Allah isteyen herkese  bu duyguyu yaşatsın.

Tüp bebek tedavisinde olan anne ve baba adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?
Bizim gibi çocuk hasretiyle yaşayan aileler lütfen ama lütfen vazgeçmesinler, pes etmesinler. Önce Allah’a sonra doktorlarına güvensinler, inançlarını, umutlarını kaybetmesinler. Her şeyi sorgulamasınlar ve doktor ne diyorsa ona inanarak dediklerini yapsınlar. Her zaman olumlu düşünsünler. Pozitif olmak, pozitif sonucu getirir diye düşünüyorum.
Bu merkeze geldiğim için hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Hatta mucize bebeğimize kardeş için zaman kaybetmeden doktorumuzla tekrar görüşmek istiyoruz.


Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir ?
Bizim mucizemize kavuşmamıza vesile olan, azmi, kararlılığı ve umut ışığıyla yanımızda olan, gece gündüz demeden kahrımızı çeken sevgili  doktorum Kaan Bozkurt’a binlerce teşekkür ederiz.

İrenbe ailesi çalışanlarına, hemşirelerine, muhasebecisinden kat görevlilerine kadar çok teşekkürler.

Embriyolog Kürşat Yaramancı, esprileriyle beni ne hallerde bile güldürdü. Transfer sırasında desteğini hiç esirgemedi, çok teşekkürler.

Nahide hemşire  İrenbe’ye adım attığım günden beri hep yanımdaydı çok teşekkürler.

Sinem hemşireye de doğum anında bile beni yalnız bırakmadığı ve her türlü desteklerinden dolayı binlerce teşekkürler.

Gamze hanım hayatımın en anlamlı unutulmaz anlarını ölümsüzleştirerek o güzel yüreğiyle yanımda oldu ve beni çok mutlu etti. Teşekkürler.

Teşekkürün en büyüğü ise Meleğimin sağlıkla büyümesini takip eden ve dünyaya gelmesine yardımcı olan o güzel insan doktorumuz, Barış Büke’ye sonsuz teşekkürler...

İyi ki varsınız İrenbe ailesi.

 

İLGİLİ YAZILAR

Gülin- Xander Van Eck çifti, anne-baba olma yo
Anne olmak için tam 10 yıl bekledi. İnanılması
İngiltere\'den gelen Saadet-Mustafa Dumanlı Çi
Merhabalar, Siz İrenbe Ailesi’ne yeniden sons
Nilay ve Osman Tosun çiftiinin Deniz\'e kavuşm