Tüp Bebek 

İngiltere’den mektup var!

 23 Aralık 2013
İngiltere'den gelen Saadet-Mustafa Dumanlı Çifti'nin tüp bebek öyküsü...

 

İngiltere'den mektup var; "CANIMIN İÇİ"

Çocuk sahibi olmak istediler. Yaşamlarını sürdürdükleri İngiltere'de hayal kırıklığına uğradılar. Mutluluğu Türkiye'de yakaladılar. Saadet-Mustafa Dumanlı Çifti canlarını içi bebeklerine İrenbe ile kavuştu. İşte mutluluğa giden bir başka başarı öyküsü...

Sizi taniyabilirmiyiz?

Ben Saadet Dumanlı 1978, eşim Mustafa  ise 1973 Kayseri doğumluyuz. 8 yıllık evliyiz. Ben evlendikten sonra çalışmadım.  Eşim gıda sektoründe çalışıyor.

Kaç yıldır İngiltere'desiniz?

Ben evlendikten sonra geldim. Fakat eşim 1997'den beri burada yaşıyor.

Ne zaman cocuk sahibi olmaya karar verdiniz?

Evlendikten 2  yıl sonra karar verdik. İki gebelik geçirdim fakat ikisi de doğumla sonuçlanmadı. Olabilecek  talihsiz durumlarin ikisini de yaşadım. Birincisinde düşük oldu. Diğerinde hamilelik dış gebelikle sonuçlandı.

Sizi Tüp Bebek tedavisine yönlendiren etkenler nelerdir?

Bütün bu süreçlerden  sonra  doğal yolla  gebelik yaşayamadım. Dış gebelik  ameliyatında  sag tüpümde alınmıstı ve zaten  gebeliklerim   çok uzun aralıklarla olmuştu. İlk gebeliğimi dokuz ayda, ikinci gebeliğimi ondan onbeş ay sonra yaşamıştım. Doktorlarımızla görüşüp tüp bebek denemek istediğimizi ve nasıl olabileceği konusunda bilgi aldık. Daha sonra da iki denememiz oldu. Fakat sonuç olumsuzdu.

İngiltere'de gördüğünüz tedavi süreçlerinden bahseder misiniz?

 Tüp bebek denemesi  oncesinde burada  herhangi  bir tedavi sureci yasamadim. Bana: 'Hersey normal , doğal yolla gebelik yaşayabilirsin, yaşamaman için hiçbir sebep yok' deniliyordu. Tup bebeği ise eğer daha fazla beklemek istemiyorsak  yapalim diye onerdiler. Burada sadece kan değerlerine bakildi ve ilaç siparisi verildi.

İrenbe'ye gelmeden once Turkiye ile bir baglantiniz oldu mu?

Sadece internette biraz arastırma yapmıştık. İstanbul  ve İzmir arasında karar veremiyorduk. 

İrenbe'ye gelmenizin sebebleri nelerdir? İrenbe'yi nasıl tercih ettiniz?

Ben artık 'Yok ya bende bir sorun var gebe kalamıyorum'a takmış durumdaydım. Burada doktorlar, 'Hersey normal' dedikçe deli oluyordum adeta. "Herşey normal" lafından nefret eder olmustum. Ailem İzmir'de yasıyordu ve İzmir'de denemeye karar verdik. Eşim İzmir'deki arkadaslarıyla konusup Tüp Bebek işinde tanıdıkları olup olmadığını sorunca Refik Bey'in kendilerinin Doğum Doktoru olduğunu ve bu işte bir hayli yol aldıklarını söylemişlerdi. Yavaş yavas İrenbe'yle tanışıyorduk.

İrenbe ile nasıl bağlantıya geçtiniz?

Refik Bey'e cebinden ulaşıp kendimizi tanıttık ve durumumuzu anlattık . O, gördüğümüz tedavilerle ilgili elimizde ne varsa kendilerine göndermemizi istedi. Elimizdekileri toplayip postayla gönderdik  ve kısa bir süre sonra mail aldık İrenbe'den. Daha doğrusu Ahmet Bey'den. Çok sevinmiştik. Dosya incelenmiş ve yapılabilecekler sıralanmıstı. Bize sadece takvim ayarlamak kalıyordu.

Daha once kaç kez Tüp Bebek denemesi yapıldı ve süreçler nasıl geçti?

Burada bir sene içinde iki kez tüp bebek denemesi yaptık. İlkinde toplam 4 yumurta toplandı ve hepsi döllendi, ikisini transfer ettiler. İkincisinde yine 4 yumurta fakat tek  embriyo... Her ikisinde de gebelik gerçekleşmedi. Süreç aynı süreç. İlaçlar da aynı fakat transfer sonrası hemen eve gönderdiler.

Hiç umudunuzu yitirdiniz mi?

Oradayken yasadıklarım umudumu yitirmeme neden oldu. Çünkü  o süreçte annemi kaybettim. Düşünün, canınızdan bir parça dünyaya getirme umuduyla  yola çıkıyorsunuz, ama hayatın bir başka gerçeği olan çok acı bir kayıpla karşı karşıya kalıyorsunuz. O ruh haliyle öylesine karamsardım ki, sonuçta hepimizin yüzüne gülümseme sağlayan şey hamile kalmam oldu.

Kaçıncı denemenizde hamile kaldınız? Süreç nasıl geçti?

Buna, 'birinci mi?' diyeceğim yoksa 'ikinci mi?' bilmiyorum. Çünkü  ilkinde tek yumurtanın peşine düştük. Herşey yolunda giderken yumurta toplama günü öğrendik ki  o yumurta çatlamış. Dolayısıyla elde toplanacak yumurta olmayınca bir işlem yapılamadı. Sonraki ay doktorumuz ultrason sonucunda sağlıklı bir yumurta grubu gördüğünü, bunu değerlendirmemizi önerdi. Tüm bu üzüntülerin üzerine gene birşey çıkmayacak ama;  ''Hadi buradayim ne de olsa'' deyip bir kez daha başladık ilaçlara. Sonuç  benim için sürpriz oldu.

İlk sonucu nasıl öğrendiniz ve o anki duygularınız nasıldı?

Tabi ki İrenbe'de. Yanımda ablam vardı, eşim İngiltere'ye dönmüştü. Kan tahlili sonucunu beklemek ölümdü gercekten. Heyecandan  her bes dakikada bir tuvalete atıyordum kendimi. Bir umut, 'İnsallah hamileliktendir  bu sık ziyaretler' diyorduk. Sonunda Ahmet Bey odasına çağırdı ve müjdeyi verdi. O anda dünyalar benim oldu. O kadar emek  ve  beklemenin  meyvesini nihayet almıştık. 

Gebeliğiniz nasil geçti, nerede ne zaman doğum yaptınız, kızınızı kucağınıza aldığınızda neler hisettiniz?

Bunu soran herkese hep aynı cevabı veriyorum: "Allah herkese benim hamileliğim gibi bir hamilelik nasibetsin" Hiç bir sıkıntım olmadı. Çok rahattım. Hem yeme içme, hem de hareketlilik bakımından. Doğumum  burada Oxford Hastanesi'nde oldu. 16 Kasım'da güle oynaya yatış yaptık hastaneye. 17 Kasım öğleden sonra kızımı aldım kucağıma. Suni sancı ile normal doğum yaptım. Gerçekten, 'Her kadının yaşaması gerekir' diyenlere hak veriyorum. Mucize gibi birşeydi. Bütün o sıkıntılardan sonra sanki hiç acı çekmemişsiniz gibi çocuğunuzun sesi, kokusu ilaç gibi geliyor.  Merakla beklediğim an gelmişti nihayet. Bebeğimin yüzü, gözü, saçı, kaşı... Çok merak ediyordum ve karsımdaydı. Bundan daha güzel bir mutluluk düşünemiyorum. 

Yurt dışında bulunan ve çocuk sahibi olmak isteyen gurbetci ailelere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Hiçbir zaman pes etmesinler. Çok düşük ihtimallerden bile sonuç çıkabiliyor. Ben bunu yaşadım. Umarım herkes kendi mucizesini yaşar ve mutluluğu yakalar.

Türkiye'de Tüp Bebek tedavisi görmenizi yakınlarınız ve çevrenizdekiler nasıl karşıladı?

Tabii ki çok olumlu baktılar. Buradaki denemelerimizin sonucunda hepsinin söylediği Türkiye'ye gelmemizdi zaten. Yakınlardaydim ve onlar destekteklerini hiç esirgemediler. Bu da manen daha rahat olmanızı sağlıyor.

 

Her röportajımızda, başlığımızı aileler belirler. Size sorsak nasıl bir baslık atardınız?

Herhalde kızıma hep seslendigim  gibi, " Canımın içi " derdim. Gerçekten de öyle. O benim canımın parçası. Bir tanem benim.