Tüp Bebek Başarı Öyküleri 

Ben hep bir yolunolduğuna inandım...

 23 Aralık 2013

Ben hep bir yolunolduğuna inandım...

Ben hep bir yolu olduğuna inandım

Her sayımızda İRENBE anneleriyle yaptığımız röportajlara bu sayıda farklı bir tat getirdik. Çünkü konuğumuz bu kez bir İRENBE babası; Ahmet Emrah Gül. Turizmci Emrah Bey eşi Rus asıllı Zhanna Hanım ile 5 yıl önce evlenmiş. Gül çifti de pek çok İRENBE ailesi gibi Zahar Efe’yi kucaklarına almadan önce sıkıntılı süreçler yaşamışlar ama İRENBE’ye ve ülkeleri aşan sevgilerine inanmışlar. “Emrah Bey kız çocuk hayallerini Efe’yi kucağına alınca unuttu” diyor Zhanna Hanım birazda bozuk Türkçesi’yle ve ekliyor, “Biz çok şanslıydık, Dilek Hanım ve Nurettin Bey çok iyi bir takım”…


Sizi tanıyabilir miyiz?
39 yaşımdayım. Turizmciyim. Fethiye’de kendi otelimizi işletiyorum. Dört yıllık evliyim.


Eşinizle nasıl tanıştınız?
Turizm işi yaptığım için değişik acentelerle çalışıyorum. Yine bir gün çalıştığım bir acenteye gittiğimde Zhanna ile tanıştık. O da iş için 1 aylığına Türkiye’ye gelmişti. Daha sonra Alsancak’ta karşılaştık görüşmeye başladık ve öyle sürdü. O Rusya’ya dönünce evlenmek için telefon açtım.


Çocuk sahibi olmak için doktora ne zaman başvurdunuz?
Evliliğimizin ilk yıllarında çocuk düşünmediğimiz için başta durumu fark etmedik.
Zhanna’yla doktora gittik ama bu sorun için değil. Ben bir bayanın düzenli olarak kadın doğum uzmanına görünmesi gerektiğine inanıyorum. Bu rutin kontrolleri biz yaptırıyorduk. Bu kontroller sırasında Zahnna’nın tüplerinin tıkalı olduğunu, çocuk sahibi olmamız için bunların açılması gerektiğini söylediler. Bir operasyon geçirdi ve tüpleri açıldı. Bu işlemden sonra bir süre daha normal yolla hamile kalmasını bekledik. Ancak sonuç alamadık.


İRENBE’yle tanışmanız nasıl oldu?
Daha sonra yaptığımız tetkiklerde öğrendik ki Zhanna’nın yumurta sayısı eksikmiş. Vücut çok az sayıda yumurta üretiyormuş. Bu nedenle doğal yollarla çocuk sahibi olma şansımızın az olduğunu söylediler. Olmayacak diye bir şey yoktu, ama biz şansımızı arttırmak için bir uzmandan yardım almak istedik. Prof. Dr. Nurettin Demir Fethiyeli olduğu için babamın kendisi ile bir tanışıklığı vardı. İsmini çokça duyuyorduk. İRENBE’de İzmir’de alanında adını duyurmuş bir merkez. Bizde biraz düşününce, gidip kendileriyle sorunumuzu paylaşmanın doğru olacağına karar verdik.


İRENBE’de tedaviniz ne kadar sürdü?
Yaklaşık 2 yıl sürdü. Şansımızın çok fazla olmadığını biliyorduk ama ilk aşamada doktorumuz aşılama denemek istedi. Ancak başarısız oldu. Bizim umudumuz hep vardı. Hiç karamsar olmadık hatta aşılama denendikten sonra birkaç ay ‘Normal yolla acaba olur mu?’ diye tedaviye ara verdikten sonra, yeniden tüp bebek tedavisine başladık. Tekrar tedaviye başladığımızda Zhanna’nın FSH’ı yüksek seyrediyordu. Bu değerlerin düzelmesi için bir süre bekledik. FSH düzeliyor, bu sefer kist çıkıyordu. En çok bu dönemde zorlandık ama doktorumuz Dilek Hanım hep bize moral verdi, destek oldu.
Biraz da o inat etti. Bazen Dilek Hanım sayesinde çocuğumuz olduğunu düşünüyoruz. Başka bir doktor olsa “O değerlerle imkansız” diyerek vazgeçebilirdi. Dilek Hanım bizi cesaretlendirdi.


İlk deneme sizi karamsarlığa düşürdü mü?
Beni çok fazla değil ama Zhanna çok üzüldü. Biz ilk transfer yapıldıktan sonra işim nedeni ile Fethiye’ye gittik. Orada bir hastanede kanda gebelik testimizi yaptırdık. Önce düşük olan değerler daha sonra yükselince ümitlenmiştik. Ama üçüncü testte sonuçlar gebeliğin gerçekleşmediğini gösteriyordu. Zhanna hiç çocuk sahibi olamayacağını düşünerek çok ağladı. Rusya’da gittiği bir falcı Zhanna’ ya “Hiç çocuğun olmayacak” demiş. O da bu psikolojiyle daha fazla umudunu yitirdi. Ben hep bir yolu olduğuna inandım.


İkinci denemeye nasıl karar verdiniz?
Tekrar deneyelim mi diye fazla düşünmedik. Dediğim gibi ben hep çok ümitliydim. Dilek Hanım’da öyle. Bu sefer Zhanna’dan üç yumurta alındı. İki embriyo yerleştirildi. Embriyolar hala gözümün önünde. Onlara ilk baktığımda sanki bir tanesinde bir ışık hissettim ve daha çok inandım. Biz bu kez başaracaktık.


Sonucu nasıl öğrendiniz?
Tahlillerde BhCG değerleri yüksek çıkınca, doktorumuz bize müjdeyi verdi. Korkularımız vardı ilk aylarda. O süreçte çok dikkatli davrandık, herhangi bir olumsuz durum yaşamayalım diye. Ondan sonra Zhanna’da rahatladı. Hamileliği de sorunsuz geçti diyebiliriz.


Efe’nin cinsiyetini nasıl öğrendiniz?
Dilek Hanım henüz hamileliğin ilk haftalarında yaptığı kontrollerde bebeğe bakarak eşime erkek olduğunu söylemiş. Ama hamilelin 4. ayında net olarak öğrendik ki Efe geliyor.

İkinci bebeği düşünüyor musunuz?
Efe henüz 1 yaşında. Zhanna daha erken olduğu için düşünmüyor aslında. İlk çocuğu büyütmek her zaman daha zordur. İkincide tecrübe sahibi olur insan, o yüzden ben istiyorum. Tekrar bu süreçleri yaşamak beni fazla düşündürmüyor, psikolojik olarak da daha rahat oluruz gibi geliyor.


İRENBE size ne ifade ediyor?
Ben ön yargılı bir insan değilim. Hiçbir zaman ilk izlenimlerimle karar vermem şimdi ama İRENBE’de geçirdiğimiz zamanlar ve izlenimlerimden sonra diyebilirim ki çocuk sahibi olmasaydım bile oradan memnun ayrılırdım. İRENBE’ye gittikten sonra tüm çalışanlarla, doktorundan şoförüne sıcak bir dialog yakalıyorsunuz. Bu da insana moral veriyor. Biz zaten İRENBE’den kopamadık, Efe’nin çocuk doktoru da Hale Hanım. Kendisi de doğumundan sonra Efe’yle ve bizimle hep ilgilendi. Dilek Hanım ve Nurettin Bey çok iyi bir takım. Herkese bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.