Tüp Bebek Başarı Öyküleri 

Her sabah uyandığımda veya geceyatarken bebeklerime yalvarıyordum.

 23 Aralık 2013

Derya Hanım, iki küçük meleğini kucağına alacağı günü bekliyor...

8 yıllık bebek özleminin ve uzun uğraşların ardından,İrenbe’de tüp bebek yöntemi ile hamile kalan Derya hanım ile sıcak yuvalarında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 20 haftalık hamile olan ve ikiz bebeklerine kavuşmak için gün sayan genç anne Derya Hanım, bebeklerinden ‘MELEKLERİM’ diye söz ediyor. Bir tesadüf sonucu İrenbe ile tanışan çift, yakın zamanda dört kişilik bir aileye dönüşecek mutlu hikayesini, Derya Hanım’ın ağzından sizlere aktarıyoruz. 

Derya hanım kendinizi tanıtır mısınız?

28 yaşındayım, 8 yıllık evliyim. İrenbeTüp Bebek Merkezi’nde tedavi olduktan sonra, şu anda ikiz bebek bekleyen bir anneyim. 

İrenbe’ye başvurmadan önce, neden bebek sahibi olamadığınızı araştırmış mıydınız?

İrenbe’yle tanışmadan, sorunumu merak edip eşimle birçok kadın hastalıkları ve doğum uzmanına gittik. Ama bir türlü sonuca varılamamıştı. Benim sorunum polikistik over sendromu, yani yumurtlama veadet düzensizliği idi. Doktorların önerdiği her şeyi yapıyordum, iki, üç ay adet dönemim düzene giriyordu. Hapları kullanmayı bıraktığımda her şey eskiye dönüyordu. Bazen beş ay adet görmediğim zamanlar oluyordu. Evliliğimizin başından bu yana sekiz yılık zaman içinde ne yaptıysak hepsi boşa çıktı. 

İrenbe ile nasıl tanıştınız?

İrenbe ile tanışmamız bir tesadüf oldu. İrenbe’de Embriyolog Füsun Hanım’ın erkek kardeşi ile eşim tanışıyormuş. Bir gün sohbet arasında konuşurken Haluk Bey ablasının bir tüp bebek merkezinde Embriyolog olduğunu söylemiş ve eşime İrenbe’de çocuğu olmayan ailelerin aldığı başarılı sonuçlardan bahsetmiş. Eşimde bana bunları anlattığı zaman çok heyecanlandım. Son iki yıldır doktora gitmeyi bırakmıştık, çabalarımızın boşa çıkması bizi ümitsizliğe düşürmüştü. Eşim bana İrenbe’yi anlattığı zaman içim içime sığmamıştı. İçime bir sevinç geldi. Eşime telefon numaralarını alması için birkaç gün baskı yaptım ve sonunda ben kazanmıştım. Bir akşam eve geldiğinde telefon numarasını getirmişti. Ertesi gün hemen Embriyolog Füsun Hanım’la irtibata geçtim. Randevu aldık ve İrenbe’ye gittik. Daha önce yaşadığımız süreci anlattık. Füsun Hanım’da bize olumsuz bir şey olmadığını, sorunun kısa bir sürede çözüleceğini ve bizi bebek sahibi yapacabileceklerini söyledi. Daha sonra bizi o muhteşem, eşi benzeri bulunmayan doktorumuz Op. Dr. Dilek Aslan’la tanıştırdı. Eğer bizim hayatımıza Füsun Hanım ve Dilek Hanım girmeseydi, şu anda benim içimde taşıdığım o iki güzel meleğe sahip olamazdık. 

İrenbe’ye ilk geldiğinizde neler düşündünüz?

İrenbe’nin kapısından içeriye girdiğimde içimde hep bir umut vardı. Orada hamile bayanları gördükçe ‘Acaba bir gün bende onlar gibi olur muyum’ diyordum. 

Tedavi sürecinden neler yaşadınız?

Dilek Hanım tedaviye başladıktan sonra ilk olarak bir kaçkere aşılama denememizi söyledi. Aşılama yaptırdık, ancak olmadı. Asla umudumu kaybetmemiştim. Nedeni ise Dilek Hanım’ın pozitif enerjisiydi. Dilek Hanım’la en baştan konuşmuştuk. Eğer tutmazsa, zaman kaybetmemek için tüp bebeğe geçmemizi önermişti. Dilek Hanım hamileydi ve tedavi başladıktan 3 ay sonra izine çıktı. O sırada benim tedavimi kesmeyip kendi yerine bakacak olan doktora bizi yönlendirdi. Ama ben Dilek Hanım’ı beklemek istediğimi söyledim.  O yüzden tedavi süresi biraz uzadı. Dilek Hanım’ın geriye döneceği günleri sayıyordum. Dilek Hanım gelir gelmez, Eylül ayında tedaviye tekrar başladık. O geride kalan üç ay içinde düzenli adet görmüştüm. Herhalde başta yapılan enjeksiyon tedavisinin sonucuydu. Eylül ayında tekrar enjeksiyon tedavisine başlamıştım. İki ay gibi kısa bir süre içinde bütün olumsuzlukları çözmüştük. Sonunda o büyük gün gelmişti. 24 Kasım yumurta toplama günüydü.

 Yumurta toplama işlemi sırasında neler hissettiniz?

Nasıl olacağını bilmiyordum. Dilek Hanım genel olarak yapılacak işlemi bize anlattı. Gene de heyecanlıydım. O gün işlem anestezi altında yapıldı. Hiçbir şey duymadım. Sadece ameliyathaneye girdiğimi hatırlıyorum. Daha sonra kendime geldiğimde Dilek Hanım yanıma gelip her şeyin yolunda olduğunu söyledi. Yine de benim içimde bir korku vardı. ‘Olur mu olmaz mı’ diye. Eşim bana bu yüzden kızıyordu. O hiçbir zaman kötü düşünmezdi. Hep ‘Tamam oldu’ diye düşünürdü. Ama tabiî ki bende 8 yılın olumsuz sonuçları vardı.

Transfer işlemi sırasında neler yaşadınız?

24 Kasımdan 3 gün sonra transfer işlemi gerçekleşecekti.Bu üç gün içinde hemşire hanımlar beni her gün arayıp embriyolar hakkında bilgi verdi. 27 Kasım’da transfer işlemi gerçekleşti. 3 tane embriyo yerleştirildi. Bu işlem yapılırken hepsini gördüm. Çok güzel bir duyguydu bunu her anne olmak isteyenin yaşamasını isterim.

Transferden sonra sonucu öğrenmek için ne kadar beklediniz?

Bize on üç gün sonra gelmemizi söylediler. O süre geçmek bilmedi. O günlerimi evde dinlenerek geçirdim. Bir bardak su içmek için bile beni yerimden kaldırmadılar. Eşim ve ailem bu konuda çok destek çıktı. Ama benim içim de hep bir korku vardı ‘Gene yapılan gebelik testi negatif çıkacak’ diye düşünüyordum. Çünkü 8 yıllık evliliğimde belki 50 tane gebelik testi yapmıştım. Hepsi negatif çıkınca bunu da beklemiyordum. Her sabah uyandığımda veya gece yatarken, bebeklerime yalvarıyordum. ‘Ne olursun beni bırakmayın, hiç olmazsa bir taneniz benimle kalın’ diyordum. Her gün onlarla konuşuyordum.

Bu süreçte eşiniz ve ailenizde size destek verdi tabii ki…

Benim, bugün hamile olmamı sağlayan, bana en çok destek olan kişi eşimdir. Her zaman yanımda oldu beni hiçbir zaman yalnız bırakmadı.  Bu zamana kadar bir kere bile birbirimizin kalbini kırmamıştık. Her zaman ‘Olursa olur, olmazsa ikimiz içinde olmadığını’ söyler bana moral verirdi. Tabiî ki ailemde bu süreçte hep benimleydi. Onların verdiği destek beni güçlendirdi.

Sonucu nasıl öğrendiniz?

9 Aralık günü geldi. Sonucu almak için İrenbe’ye gittik. O güzel mutlu haberi Füsun Hanım’dan duymuştuk. Artık hamileydim ve tahlil sonucum 500 civarında, çok yüksek olduğu için büyük ihtimalle çoğul gebelik vardı. Yani ikizlerimiz olacaktı. İnanamadım önce. Ağlamaktan konuşamıyordum, şaşkınlıktan eşime bile sarılamadım. O güzel duyguyu bütün herkesin tatmasını çok isterim. Sanki bulutların üzerinde uçuyordum. Sonuçların pozitif olduğunu öğrenince inanamadım, ama olmuştu işte. 8 yıllık özlemimiz bitmişti.

Şu anda hamileliğiniz nasıl gidiyor, annelik duygusunu tarif edebilir misiniz?

Şu anda 20 hafta 5 günlük hamileyim. Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlayamıyorum. Her gün onlarla konuşuyorum. Onların resimlerini öpüyorum. İçimden bir an önce onları çıkartıp sevmek istiyorum. Günler yaklaştıkça onlara daha çok bağlanıyorum.

İyi ki iki meleğim beni yalnız bırakmadı. Onları çok ama çok seviyoruz.

Doğuma kadar yapılması gereken kontrollerinizi düzenli olarak takip ediyor musunuz?

Tabii ki. Hamile olduğumu öğrendikten kısa bir süre sonra ultrasona girdim ve bebeklerimin kalp atışını dinledim. 15 günde bir düzenli olarak İrenbe’ye gitmeye devam ediyoruz. Bebeklerin ve benim sağlık durumum için bu çok önemli. Doktorumuz bebeklerimin gelişimini büyük bir titizlikle takip ediyor. Şu anda ikiside 300 gram ağırlığında. Sorunsuz bir hamilelik geçirdiğimi söylüyorlar.

Cinsiyetleri belli oldu mu?

Bir tanesi erkek, ama diğerini tam net olarak bilemiyoruz. Ama onunda erkek olma ihtimali yüksek. 

Evde bebekler için hazırlık başladı mı?

Ufak tefek ihtiyaçlarını almaya ve odalarını hazırlamaya başladık. Zaman çok hızlı geçiyor.

Sizin gibi çocuk sahibi olamayan çiftlere neler söylemek istersiniz?

Eğer tüp bebek düşünen anne baba adayları varsa zaman kaybetmeden İrenbe’ye gidip görüşmelerini tavsiye ederim. Zaten İrenbe’nin kapısından içeri adım attığınızda bütün personel çok güler yüzlü. İnsanı o sıcak yuvaya bağlıyorlar ve size umut kaynağı oluyorlar. Çocuğu olmayan bayanlar lütfen çekinerek vakit kaybetmesin. Çünkü her geçen gün bizim aleyhimize oluyor. Yaşımız geçtikçe sorunlar büyüyor. Kulaktan duyma bilgilere kanmasınlar. Mutlaka gidip İrenbe’yi görsünler. Sonuçlarından çok mutlu olacaklarına eminim.

Eklemek istedikleriniz var mı?

Bize her konuda yardımcı olan Dr Füsun Karaarslan ve Op. Dr. Dilek Aslan’a minnettarlığımızı sunuyoruz. Onlar olmasaydı, Biz bu gün 4 kişilik bir aile olamazdık.