Tüp Bebek 

Erkeklik Hormonu Takviyesi

 16 Ocak 2014
Erkeklik hormonu takviyesi tüp bebek uygulamalarında tedaviye zayıf yanıt veren kadınlarda çözüm olacak mı?

Androjenleri (erkeklik hormonları) kadın vücudunda östrojene çevrilerek etkilerini gösteriyor. Böbreküstü bezleri ve yumurtalıklardan salınıyorlar ve yaş ilerledikçe kan seviyeleri azalıyor. Kadınlarda da belli miktarlarda androjenler kanda bulunuyor ve

fazla salınmaları durumunda (polikistik over sendromu, böbreküstü bezlerin fazla çalışması gibi) ya da bağlayıcı proteinlerin azalmasıyla serbes olarak dolaşımda bulunan kısmın artması halinde (örneğin obezite) kıllanma tüylenme de artış, ciltte yağlanma, akne gelişimi ve ileri vakalarda ses kalınlaşması erkeksi görünüm, saç dökülemesi gibi problemlere de yol açabiliyor. Ayrıca yine androjenlerin arttığı vakalarda gebelik kayıpları da fazla yaşanabiliyor. Androjen azlığının sonuçları ise özellikle tüp bebek hastalarında son 10 yılda ilgi alanı haline geldi.



Androjenlerin tüp bebek tedavi sonucunda etkili olduklarına dair ilk veriler 2004 yılında yapılan bir çalışmada ortaya konmuştur. Burada 20 ng/dl testosteron seviyesinin altında tedavi başlangıç testesteron değeri olan kadınlarda sadece % 11 gebelik görüldüğü, buna karşın bu değerin üstünde seviyeleri olan kadınlarda gebelik oranının %53.1 olduğu sonucuna varılmıştı. Ancak bu konumunun ciddiye alınarak bu değerlendirmenin rutin uygulamalara girmesi kabul görmedi. Yine 2011 yılında yapılan bir çalışma başlangıç (tedavi başlanan gün ) testosteron seviyelerinin hem gebelik sonucunu hem de ilaçlara verilecek yanıtı öngörebildiğini ortaya koydu. Burada belirlenen eşik değerse 47 ng/dl idi ve bu değerin üstü anlamlı şekilde daha iyi yanıt verip daha çok gebe kalıyordu.


Bunlara ilave olarak çok yakın zamanda yapılan çalışmalar laboratuvar ortamında testosteron uygulamasının yumurtanın destek hücrelerinde FSH denen uyarıcı hormon reseptörlerinin (algılayıcılar) arttırdığını gösterdi. Bu da hastaların uyarıcı ilaçlara daha verimli cevap verebileceği anlamına geliyordu. Yakın zamanlı çalışmalar yumurtalıkları uyarıcı ilaçlara başlamadan 5 gün öncesinden veya 1 ay öncesinden deriden emilen jel veya yapışkan bantların kullanıldığı ve ileri yaş ya da daha önceden tedavilere zayıf yanıt vermiş hastalarda hem yumurtalık yanıtının düzeldiği hem de gebelik sonuçlalrında anlamlı artış olduğu sonucuna ulaşıldı.


Yine bir androjen olan ve özellikle son 6-7 yıldır, çzayıf yanıtlı veya ileri yaştaki kadınlarda tüp bebek öncesi en az 4 hafta kullanılan DHEA’nın da son vaka analizlerinde en etkili olduğu grubun öncesinde kan testosteron seviyeleri düşükken DHEA tedavisinden sonra yükselen hastalar olduğu ortaya kondu. Bu grubu baştan öngörmese de özellikle cinsiyet kromozomu olan X kromozomundaki bezi mutasyonlar ön plana çıkarılıyor.


Araştırmalar bu yönde derinleşiyor. Sonuç olarak tüp bebek uygulaması yapılacak 38 yaş ve üstü kadınlarda daha önceden uyarıcı tedaviye zayıf yanıt vermiş tüm yaş gruplarındaki hastalarda kan testosteron seviyeleri kontrol edilerek bunun düşük olduğu hastalarda tedavi öncesi ciltten emilen testosteron veya ağızdan alınan DHEA’nın sonuçları iyileştirdiğinde dair önemli sinyaller alınmaktadır.


Burada dikkat edilmesi gereken husus bu ilaçların mutlaka bu konuda uzmanlaşmış bir kadın doğum hekimi tarafından uygulanması ve halen deneysel seviye de deliller olduğunun bilinmesidir.