Röportajlar 

İrenbe Röportaj (Op.Dr. Dilek Aslan - Filiz İçke Yeni Asır)

 29 Ocak 2014

İrenbe Tüp Bebek Merkezi Doktorlarımızdan Op. Dr. Dilek Aslan'ın Yeni Asır Röportajı Tüp bebekte başarı=tek sağlıklı bebek

 İrenbe Tüp Bebek Merkezi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Doktor Dilek Aslan, tüm dünyada kabul edilen kriterlere göre tüp bebek uygulamalarında gerçek başarının eve götürülen tek bir sağlıklı bebek olduğunu söylüyor

Çoğul tüp bebek gebeliklerini önlemek amacıyla çıkarılan ve ilk 2 denemede 35 yaş altındaki kadınlarda transfer edilen embriyo sayısını teke düşüren yeni yönetmelik üç aydır uygulanıyor. İrenbe Tüp Bebek Merkezi'nden Op. Dr. Dilek Aslan, uygulamanın ilk üç ayını değerlendirirken tüp bebek gebelikleri ve çoğul gebelikler hakkındaki sorularımızı da yanıtladı.


Tüp bebek uygulamalarında tek embriyo transferi uygulamasına neden gerek görüldü?
Tek embriyo uygulaması, dünyada son 5 yıldır giderek popülerleşen ve birçok ülkede de artık yazılı olmayan kurallarla kabul görmüş bir sistem. Çünkü çoğul gebelikler, dünyanın her yerinde kabul görmeyen bir başarı kriteri artık. Tüp bebek uygulamalarının ilk yıllarında çoğul gebelikler sanki bir sempatik bir başarı öğesi olarak lanse ediliyordu. Oysa artık biliyoruz ki ikiz gebelikler, üçüz gebelikler komplikasyon ihtimalleri nedeni ile birçok ülkede hem ekonomik hem sosyal açıdan bazı sorunlara neden oluyordu. Türkiye'de de 6 Mart 2010 tarihinde bir yönetmelik yayınlandı ve 35 yaşın altındaki kadınlardaki tüp bebek uygulamalarında tek embriyo transfer edilmesi zorunluluğu getirildi. Aslında bu, normal sağlıklı grup için bizim de çok arzu ettiğimiz bir şeydi.


Bu uygulama konusundaki en büyük tereddüt, gebe kalma oranlarının düşeceği konusuydu. Aradan yaklaşık 3 ay geçti. Elde edilen sonuçlar açısından aradaki farkı nasın değerlendiriyorsunuz?
200'e yakın vakada gebelik oranlarında tek embriyo transferine bağlı çok ciddi bir düşüş görmedik. Ama bunun nedeni zaten 35 yaş altı grupta başarı oranlarının oldukça iyi olması. Bu belki de zaten daha iyi embriyo seçmek için bir süredir çaba gösterildiği için oldu. Daha ileri yaş gruplarında ise tek embriyo transferine bağlı gebelik oranlarında azalma bekliyoruz. Bunu gözlemlemeye de başladık. Özellikle 38 yaş üstü grupta özellikle en iyi embriyoyu seçmek için ek gayret gerekecek gibi görünüyor. Bu yaş grubunda da yeni yönetmelikle birlikte transfer edilecek embriyo sayısı iki ile sınırlandırıldı. Örneğin özel bir aletle embriyonun içinde büyüdüğü folikül sıvısının metabolizma değerleri ölçülerek daha iyi embriyoyu seçmek için bir gayret gösteriliyor. Bunun da gebelik oranlarına yüzde 10-15 civarında bir katkısı olacağı söyleniyor. 35 yaş altı grupta ise ilk verilere bakıldığında bir sorun yok gibi görünüyor. Tabii ki geniş veri tabanları ile farklı sonuçlar gelecek ama ilk veriler böyle.


35 yaş altı kadınlarda tek, 35 yaş üzerindeki kadınlarda ise iki embriyo kısıtlaması her durumda mı geçerli?
Bu sınırlamalar ilk iki deneme için geçerli. Diyelim ki siz 28 yaşındasınız ama üçüncü, dördüncü tüp bebek uygulamasını yapıyorsunuz. Bu durumda yönetmelik size bir yerine iki embriyo transferine izin veriyor. Tekrarlayan başarısızlıklarda kişilerin tabii ki daha fazla şansa ihtiyacı var. Bu kişilerde özellikle embriyo transfer sayısının artırılması başarı şansını da artırıyor.


Embriyo transfer sayısına getirilen kısıtlama, hastaları psikolojik açıdan nasıl etkiledi?
Çok paniğe kapılan oldu. Bunu söylemem lazım. Özellikle eskiden beri alışılagelmiş bir şey vardı. Biz zaten hastalarımıza tek embriyo transferini teklif ederdik ama neredeyse sıkı pazarlık yaşanırdı.
Pek çok hasta "Doktor hanım benim tek deneme hakkım var, bana üç embriyo koyun" derdi. Neden sonra 2 embriyoya ikna ederdik kendilerini. Teke ikna etmekte çok zorlanıyorduk. Öte yandan başarı oranı yüksek hanımlarda özellikle son iki yıldır zaten tek embriyo transferi uygulanıyordu.


Gebe kalma ihtimali yüksek olan hanımlar bu aşamada daha kolay ikna oluyor herhalde...
Evet. Çünkü onlarda zaten başarı oranı da çok yüksek. Çok iyi bir grup var tek embriyo transferi yapılmasını bizim de salık verdiğimiz. Çünkü onlarda biliyoruz ki biz iki embriyo koyduğumuzda ikiz gebelik olacak.
Önemli bir grubu da ikna etmeye çalıştık. Maddi imkanları sınırlı olan, bu denemeyi bir daha yapamayabilirim diye düşünen kişiler ilk başta biraz paniğe kapıldılar. Biz zaten tedbir alacağız dedik ve uygulamalarda bazı kolaylıklar sağladık. Bütün bunlar bir araya gelince sanıyorum bu panik duygusu yerini güven duygusuna bıraktı.
Şu anda herkes kabul ediyor ki, erken doğum olasılığı nedeniyle çoğul gebelik yaşamaktansa ilk deneme tutmadığı zaman ikinci denemeyi dondurulmuş embriyolarla yapmak çok güvenli bir yaklaşım ve bu iki deneme sonunda; yani bir dondurulmuş ve bir taze embriyo denemesinin sonunda, zaten aynı anda iki embriyo transfer etmişsiniz gibi bir başarı oranı var.


Transferi farklı zamanlarda yapıyorsunuz, tek farkı bu değil mi?
Evet. Diyelim uygulama yapıldı ve tek bir embriyo transfer edildi, başarılı olmadı. İki ay sonra dondurulan bir embriyoyu transfer ettiğinizde aynı anda iki embriyo transfer etmişçesine bir gebelik oranı yakalayabiliyorsunuz. Böylece kişinin çoğul gebelik yaşama ihtimali de ortadan kalkmış oluyor.


Bir de "İlla ki ikiz olsun" diyen bir grup var...
Evet. Özellikle çok uzun zaman infertilite sorunu yaşayan çiftler, çok büyük bir bebek özlemi ile geliyorlar. Biz ne kadar tek bebek desek bile "Bu kadar bekledik bari iki olsun" gibi bir düşünce ile başvuruyorlar.
Bu grupta yaş genellikle 35 ve üzerinde olduğu için biz zaten iki embriyo transferine sıcak bakıyoruz. Çünkü infertilite süresi uzadıkça, 10 yılı geçtikçe tüp bebek yönteminde de başarı oranı azalıyor yaşa bakmaksızın. Dolayısıyla ikiz gebelik diye ısrar eden çiftlere ikiz gebeliğin sakıncalarını anlatıp onları mümkünse vazgeçirmeye çalışıp ama yaş grupları da uygunsa iki embriyo transferinden tabii ki kaçınmıyoruz. Ama unutulmamalı ki sonuçta bütün tedavilerde amaç eve tek sağlıklı bebek götürmek.


Çoğul gebelikten niçin bu kadar kaçınılıyor?
Çünkü çoğul gebeliklerde bebek sayısı arttıkça, yani ikizden üçüze ve daha fazla sayıda bebeğe gittikçe karşılaşacak sorunların sayısı da artmaktadır. Tüm gebelik boyunca hem anne adayının hem de bebeklerin bir çok sağlık tehlikesi ile karşılaşma ihtimali ve özellikle erken doğum riski önemli ölçüde yükselmektedir. Erken doğum, gelişmiş ülkelerde bile hala önemli bir sorundur. Erken doğan bebeklerde akciğer gelişimi yetersizliği nedeniyle bebeklerin kaybedilme ihtimali vardır. Hala en iyi küvözlerle dahi prematür doğan minik bebeklerin özellikle 1500 gram altında iseler yaşamaları birer mucizedir denebilir. Ülkemizde ve bölgemizde küvöz sayısının yeterli olmadığını da unutmayalım. Yoğun bakım servisleri hem çok pahalı hem çok emek isteyen bölümlerdir ve maalesef her zaman sonuçlar yüz güldürücü olmamaktadır. Uzun süre küvöz bakımı alan bebeklerde ileride körlüğe yol açabilen göz kusurları, işitme sorunları, zeka ve beden ile ilgili sakatlıklar gibi kalıcı sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bu sağlık sorunları aile için maddi ve manevi bir yük olduğu kadar, toplum için de bir yük olmaktadır. Bu konuda toplumumuzda yeterli bilincin yeni yeni oluşacağını anlıyoruz. Bireylerin bilinci, bilgi birikimi arttıkça ve bilimsel kriterlere dayalı kaliteli sağlık hizmeti talebi oldukça hekimler çoğul gebelikleri önlemek için daha fazla çaba harcamaya zorlanacaktır. Başarının tanımı yeniden yapılacak ve infertilite tedavisinde başarı 'Eve tek sağlıklı bebek götürmek' olarak tüm toplum tarafından kabul görmeye başlayacaktır.


Tek embriyo transferinin uygulanması uygun olmayan durumlar var mı?
Gerçekten de tartışmalar embriyo gelişmesi iyi olmayan hastalarda ne yapmalı noktasında yoğunlaşıyor. Laboratuar ve klinik çalışmalar bu (kaliteli embriyo gelişimi olmayan) grubun tek embriyo politikasından zarar göreceğini göstermektedir. Bu grupta tek embriyo transferi ile başarı oranı belirgin olarak azalmaktadır. Bu hastalarda başarıyı arttırmak için de yeni yöntemler geliştiriliyor. Bu alanda Türkiye' nin sosyoekonomik koşullarında çalışmak zorunda olan biz tüp bebek uzmanlarının beklentisi sosyal sağlık güvencelerinin daha etkin bir şekilde ihtiyaç duyan çiftlerin faydalanmasına açılması, tedavilere daha fazla destek verilmesidir. Temennimiz yakın gelecekte bu politikaların sağduyu ile yeniden gözden geçirilmesi ve yeni düzenlemelerle özellikle tek embriyo transferine uygun olmayan hastalarda yeni önlemler alınmasıdır. O zamana kadar biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya ve bilime inanmaya devam edeceğiz.


Tüp bebekte ikiz gebelikle doğal yollardan ikiz gebelik arasında riskler ve hamilelik süreci açısından farklılıklar oluyor mu? 
Bu konuda Kuzey Avrupa'dan elde edilen çok geniş bir veriler var. Çok geniş kapsamlı çalışmalarla ispatlanmış ki tüp bebek ikizleri hatta tüp bebek tekizleri bile normal gebeliklere göre daha farklı seyrediyor. Bunun sebebini şöyle açıklıyoruz: Birincisi bu kişiler daha ileri yaşta anne adayları. Büyük olasılıkla infertilite nedeni olan durum, gebeliği de olumsuz etkiliyor. Ayrıca tüp bebek yoluyla kalınan gebeliklerde ikiz gebeliklerde daha erken doğmaya bir eğilim olduğu gözleniyor.
Günümüzde tabii ki tıp çok ilerledi. Bu sayede bu gebelikleri çok daha yakından takip ediyoruz. Her bebek çok kıymetli ama bu bebekler biraz daha titiz izleniyor. Tek gebeliklerde aslına bakarsanız anne yaşı 35'in üzerinde değilse 3. aydan sonra normal gebelikten hiçbir farkı olmadığını söyleyebilirim ama 35 yaş üzerinde durum çok değişiyor. Hem tekizlerde, hem de ikizlerde gebelik sürecinde bazı sağlık sorunları ile karşılaşma ihtimali 35 yaş üzerinde zaten artıyor. Tüp bebeklerde bu biraz daha belirgin olarak artıyor.

Dondurulmuş embriyo 5 yıl saklanabiliyor.


Dondurulma işlemi embriyolara bir zarar veriyor mu?
İyi programlar sayesinde farklı zamanlarda verilen tek bir taze embriyo ve tek bir dondurulmuş embriyo ile, iki embriyoyu aynı anda vermişçesine bir gebelik oranı elde edilebiliyor. Dondurulmuş embriyolar 5 yıl süre ile güvenle saklanabiliyorlar. Çözüldüklerinde normal doğal gebeliklerden hiçbir farkları olmadığını çok rahat söyleyebiliriz. Çünkü dondurulmuş embriyo transferi 1980'lerden beri uygulanagelen çok başarılı bir yöntem. Bu nedenle endişe edecek bir şey yok. Sağlıklı embriyolardan geriye kalanlar dondurulup tek embriyo transfer ediydikten sonra ola ki negatif sonuç alındı, iki ay sonra hemen transfer edilebiliyor. Herhangi bir enjeksiyon kullanılmıyor. Rahim duvarı doğal artamda kendini hazırlıyor ve bütün bunlar göze alındığında dondurulmuş embriyo transferinin daha başarılı olduğu durumlar bile var. Bu uygulamada gebe kalma oranının neredeyse taze embriyo transfaeri ile elde edilen gebeliklerle aynı olduğunu hemen hemen söyleyebiliriz.

 

Kaynak: Yeni Asır / 08.Haziran.2010