İnfertllite 

Yumurtalık Fonksiyonlarının Değerlendirilmesi

 01 Aralık 2013

 

Yumurtalıklar, kız bebekte daha anne karnında iken gelişirler. Milyonlarca olgunlaşmamış yumurta hücresi, kız bebek doğduğu anda yumurtalıklarda mevcuttur. İlk adetin görüldüğü yaşlarda yumurta sayısı 400 bin civarındadır. Bir kadın doğurganlık dönemi boyunca yaklaşık 300-400 kez yumurtlama döngüsü yaşamaktadır. Diğer yumurtalar ise kullanılmadan atreziye gider (küçülür, geriler).

Her adet döneminin başında 3-4 yumurta hücresi seçilir ve merkezi sinir sisteminden gelen FSH hormonunun etkisi altında gelişmeye başlar. İçlerinden biri baskın olarak gelişimine devam eder (dominant follikül). O siklusta kullanılmak üzere hazırlanan bu yumurta olgunlaşmaya başlar. Bizzat bu follikül de bazı hormonlar salgılayarak (E2) ovulasyon (yumurtlama) sürecine katkıda bulunur. Follikülden salgılanan hormonların etkisiyle beyine gönderilen mesajlar yoluyla LH hormonu kanda yükselmeye başlar. LH' nın maksimum düzeyde salgılanmasını takiben yaklaşık 36. saatte yumurtlama olacaktır. Siklusun orta döneminde (düzenli -28 günde bir olan- adetlerde yaklaşık 14. günde) yumurta atılır.

Adet döneminin başından itibaren gelişen sadece yumurta değildir. Rahim iç dokusu da (endometrium) kendini bir gebeliğin yerleşebileceği şekilde hazırlamaya başlar.  

Tüplerin ucunda yer alan fimbria isimli kısım, atılan yumurtayı yakalayarak tüpün içine alır. Tüp içinde rahime doğru ilerlemeye başlayan yumurta eğer sperm ile birleşirse burada döllenir ve artık gebelik oluşumu başlamış olur.

Eğer birleşme yani döllenme (fertilizasyon) olmazsa yumurta atılır ve kalınlaşan endometrium da adet döneminde dökülür. Biz bunu adet kanaması şeklinde görürüz.

Görüldüğü gibi yumurtlama, karmaşık gibi görünmekle birlikte oldukça ritmik bir algoritma izleyen bir süreçtir.

Yumurtlama fonksiyonlarının değerlendirilmesi de bu aşamalar göz önünde tutularak yapılır.

Adet döneminin başında, FSH ve E2 hormon düzeylerinin belli bir düzende olması, dominant follikülün gelişmeye başladığının tespiti, siklusun bazı günlerinde kandaki hormon seviyeleri bize yumurtlama hakkında bilgi verir.

Bu dört hormonun dışında bazı diğer hormonların da olaya karıştığını biliyoruz. İnhibin, AMH (Anti mülleryen hormon) ve aktivin gibi hormonların kan düzeyi araştırmaları, gelecekte yumurtlama fonksiyonlarının veya yumurtlama rezervinin değerlendirilmesinde bu tip detaylı incelemelerle daha net fikir elde edilebileceğini göstermektedir.

Yumurtalık rezervi, yumurtalıkların follikül geliştirebilme yeteneğini ifade eden bir terimdir. Menopoza yakın dönemde bu rezerv iyice azalır. Rezervin tükenmesi ile de menopoz süreci başlar.

Yumurtalık rezervinin değerlendirilebilmesine yönelik testler (Adetin 2-4. günü E2, FSH, LH, inhibin) ve tedavi şekilleri mevcuttur. AMH, adetin herhangi bir döneminde ölçülebilir. Bu şekilde kadının yumurtlama tedavilerine vereceği cevap ve başarı oranları belirlenmeye çalışılır.