Röportajlar 

DOĞUM ŞEKLİNDE ISRARCI OLUNMAMALI

 28 Mart 2014
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aral ÖZBAL "Normal doğum ve sezaryen birer doğum şekli olup, hiçbiri birbirine üstün değildir. Her iki doğum şeklinin birbirine ait avantaj ve dezavantajları vardır" diyor.

Gebelik; 9 ay 10 gün, 280 gün, 40 hafta süren mucizevî bir dönemdir. Bu dönemin sonunda çiftler en kıymetli varlıklarına, yani bebeklerine kavuşurlar. O yüzden doğum, hayatta unutulmayacak anlardan birisidir.

Doğum; dış ortamda yaşamaya hazır hale gelmiş bebeğin, anne bedeninden ayrılmasıyla sonuçlanan bir süreçtir. Bu süreç düzenli rahim kasılmalarının ortaya çıkmasıyla başlar ve bebeğin, anne eşi ve gebeliğe ait diğer yapıların atılmasıyla sonuçlanır.

Anne ve baba adaylarının gebelik boyunca en çok karar vermekte zorlandıkları konu da doğum şeklidir. Tüm anne ve baba adayları doğum yaklaştıkça bu ikilemi yaşar.

Normal doğum ve sezaryan birer doğum şekli olup, hiçbiri birbirine üstün değildir. Her iki doğum şeklinin birbirine ait avantaj ve dezavantajları vardır. Doğum şekline karar verirken bunlar göz önüne alınmalı ve herhangi bir doğum şeklinde ısrarcı olunmamalıdır.

Genelde geçerli bir yanlış inanış vardır: Normal doğum anne için iyidir, sezaryen bebek için iyidir... Bu kabul edilemeyecek bir şeydir. Bazı koşullarda normal doğum anne için çok tehlikelidir ve sezaryen yapılması gerekir. Ama koşullar iyiyse normal doğum anne için elbette daha iyidir. Sezaryen ancak gerektiği taktirde yapılmalıdır.

Normal Doğumun Avantajları-Dezavantajları: Normal doğumda annenin iyileşme süreci çok daha hızlıdır. Karnın açılması gerekmediği için, buna bağlı gelişebilecek bir takım komplikasyonlar ortaya çıkmaz. Hastanede kalış süreci kısadır. Anne hastaneden daha çabuk çıkar, normal işine ve normal hayatına daha çabuk döner. Bebek için ise, eğer her şey yolunda gidiyorsa, normal doğumda hiçbir problem yaşanmaz.

Normal doğumun en büyük dezavantajı, ne zaman doğumun olacağının bilinmemesi, plansız olmasıdır. Doğum sırasında ıkınmak anne adayını korkutabilir. Doğum süreci sezaryana oranla çok daha uzun sürebilir ve aile için sıkıntılı olabilir. Dezavantajı olarak sayılabilecek organ sarkmaları, idrar kaçırmaları ancak yüzde bir iki kadardır ve sezaryana kıyasla çok daha basit bir operasyonla düzeltilebilir.

Normal doğumun sonucu olarak vajen, hiç doğum yapmamış bir kadına göre daha geniş olarak kalır. Rahim tamamen küçülür eski haline döner, ama vajen eskiye göre daha büyük kalacaktır. Ancak, normal doğum yapmış kadınların daha sonraki seksüel yaşamlarında sorun yaşadıklarını gösteren hiçbir çalışma yoktur. Kaldı ki, eğer kadında vajen genişlemesi sorun yaratıyorsa, basit bir operasyonla düzeltilmesi de gayet kolaydır. Dış genital organlarda sarkıklık endişesi ile vajinal doğumdan uzaklaşılmaması gerekir.

Sezaryan ile Doğumun Avantajları-Dezavantajları: Operasyon gerektirmesi, az da olsa enfeksiyon ve kanama riski olması, normal doğuma kıyasla ağrıların daha uzun sürmesi, yara yerinin iyileşmesinin uzun zaman alması, gaz çıkartma sorunları, annenin normal hayatına geri dönmesinin daha uzun olması sezaryenin dezavantajları arasında sayılabilir.

En büyük avantajı planlı olması ve özellikle doğum korkusu olan anne adaylarında doğumun çok daha kısa ve ağrısız bitmesidir.

Ayrıca normal doğumun mümkün olmadığı bazı durumlarda anne ve bebek için hayat kurtarıcı olabilmesi sezaryenin en büyük artısıdır.

Normal doğuma engel olan, mutlaka sezaryen olunması gereken durumlar vardır.Bunlar  anne ya da bebeğe bağlı nedenler olarak sıralanabilir.

Sezeryan Endikasyonları  

Bebeğe bağlı olanların bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Bebeğin ters duruşu, makat pozisyonuyla gelmesi, yüz gelişi, alın gelişi gibi geliş anomalileri, ikiz –üçüz gebelik gibi çoğul gebelik olması, doğum ağrıları sırasında bebeğin kalp seslerinde bozulma olup, bebekte stres belirtilerinin ortaya çıkması, bebeğin dışkısını yapması, bebeğin çok iri olup annenin doğum kanalından geçememesi gibi nedenler sayılabilir.

Anneye ait faktörlerin bazıları ise şunlardır şunlardır: Doğumsal kalça çıkığı nedeniyle deformitesi olan anneler, aktif herpes enfeksiyonu, HPV enfeksiyonu olanlar, AIDS, hepatit  gibi bulaşıcı hastalıkları olanlar, kalp hastalığı gibi sistemik hastalıklar, baş-pelvis uygunsuzluğu, daha önce sezaryan,myom ameliyatı gibi rahim ameliyatı geçirilmesi gibi nedenler sayılabilir.

Bir de plasentanın bebeğin çıkış yerine yerleşmiş olması, yani bebeğin çıkmasına engel yaratması gibi Plazenta previa durumu, Ablatio plazenta gibi palzentanın çocuk doğmadan gelmesi, kordon sarkması, Miadı geçen gebeliklerde gebeliğin vaginal yolla sonlandırılamaması, uterusun kontraksiyon anomalileri gibi anne ve bebeğe ait olan engeller de vardır.

Bu durumlardan hiçbiri olmayan, gebeliği tamamen normal seyretmiş bir annede; bebek çok aşırı büyük değilse ve annenin doğum kanalı yeterliyse, normal doğum yapmanın hiçbir zararı yoktur.

Doğum şekline 36-37. Gebelik haftasında pelvis muayenesinden sonra doktorunuzla beraber karar vermek en doğrusudur.

Doğum şekli ne olursa olsun , önemli olan anne adayı ve bebeğin sağlığıdır....

 

Herşey normalse normal doğumu düşününüz ama doktorunuz sezaryan ile doğuma karar verdiyse de buna saygı göstermelisiniz....