Röportajlar 

EMBRİYOLARI KAMERAYLA İZLİYORLAR

 30 Mart 2014
Özel İrenbe Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Zeki Işık Türkiye’de yıllık tahminen 40 bin siklus civarında tüp bebek tedavisi uygulandığını belirterek “ Artan siklus sayısının transfer edilen embriyo sayısına bağlı olarak bazı sorunları da beraberinde getirdiğini, bu sorunların başında çoğul gebeliklere bağlı olarak ortaya çıkan anne ve yeni doğan problemleri olduğunu kaydetti.

Doç. Dr. Zeki Işık, dünya genelinde özellikle İskandinav ülkelerinde uygulanan 35 yaş altı kadınlarda tek embriyo transferi politikasının 2010 yılından bu yana ülkemizde de uygulandığını söyledi.

Transfer Edilecek Embriyo Seçimi

Transfer edilecek embriyonun seçiminde oluşan embriyonun günlük gelişim ve büyüme bilgilerinden elde edilen veriler dikkate alındığını kaydeden Doç. Dr. Ahmet Zeki Işık, “Alınan yumurtanın yapısı, kullanılan spermin durumu, erken döllenme bulgusu, erken bölünme olup olmadığı, hücrelerin büyüklükleri ve simetrileri, hücre içi elemanların dışındaki yapıların oranı bu veriler arasında sayılabilir. Bu veriler embriyologlar tarafından her gün yapılan mikroskop altındaki kontrollerle elde edilmektedir. Bu kontroller dinamik bir süreç olan embriyo gelişiminin dakikalar hatta saniyelerle ifade edilen bir anını yakalamaktadır. Bu durum embriyo gelişim dinamiği hakkında kısıtlı veri sunarken ideal embriyoyu yakalamak için dışarıda uzun süre tutulmalarına sebep olmaktadır. Çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre de ışık mikroskobu altında yapılan değerlendirmelerin, embriyoların bulundukları istikrarlı ortamlardan kısa süreli de olsa çıkarılmamalarının, bu ortamların dengelerinin bozulmasının embriyo gelişimi üzerine olumsuz etkileri olabilmektedir. Bununla birlikte yeni sistemde kullanılan küçük odacıklardan oluşan çoklu kültür yöntemi embriyoların birbirleri ile iletişime geçmelerini sağlamaktadır. Bu iletişimin de embriyonun yerleşmesi için avantaj sağladığı düşünülmektedir.” Diye konuştu

Anne rahmine tutunamayan embriyolardaki en büyük problemin genetik yapısındaki bozuklukların olduğu bütün dünyanın ortak olduğunu belirten Doç. Dr. Ahmet Zeki Işık, “Bu bozuklukların standart laboratuar pratiğinde gözlenmesi çok zordur.” dedi.

Embriyo Yapısındaki Bozukluklar

Embriyonun yapısının bozuk olması (anöploidi) insan embriyolarında sanıldığından fazla görülmektedir diyen Doç Dr. Zeki Işık, bu durumun “ anne yaşı ileri oldukça artmakta olup yaklaşık % 50 nin üzerinde tahmin edilmektedir. Anöploidi tekrarlayan düşüklere, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarına ve bu durumdan etkilenmiş bebeklerin doğumuna yol açar. Transfer edilecek embriyolarda anöploididen kaçınmanın tek ve kesin yolu genellikle 3.gün yapılan ve girişimsel ve pahalı bir yöntem olan embriyo biyopsisi (PGT) dir.” İfadelerinde bulundu.

Kamera İle İzleme

Bu anlamda dünya genelinde son 3 yıldır embriyo gelişiminin kamera aracılığıyla takip edilmesi uygulandığını belirten Doç. Dr. Işık, kamera izleme uygulaması hakkında bilgiler verdi. “ Bu sistemde embriyolar bulundukları istikrarlı ortamdan çıkarılmadan her 10-20 dakikada bir fotoğrafları çekilerek büyüme ve bölünme potansiyelleri gözlenmekte ve anne rahmine yerleşme oranı en yüksek, genetik olarak en normal embriyolar seçilebilmektedir. Kayıtlar kaydedildikleri için aynı hastanın daha sonraki tedavilerinde de referans sağlama şansı sağlamaktadır. Son 2 yıldır sadece kamera kayıtlarından elde edilen bulgular ışığında genetik yapısı normal olan embriyonun seçilmesi çalışmaları devam etmekte olup ümit vaat eden sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Gebelik oranını %20 artıran bu yöntemlerden bir tanesi olan PRİMOVİSİON ünitemizde kullanılmaktadır. Daha önce tedavi başarısızlığı yaşamış hastalarda, ileri kadın yaşı nedeniyle yapılan tedavilerde, ciddi erkek faktörü olan gruplarda hatırı sayılır katkılar gözlenmektedir.”

İrenbe Kadın Hastalıkları ve Doğum Dal Merkezi’nde de iki büyük çalışmanın sonuçları doğrultusunda bir laboratuar izlem kartı kullandıklarını kaydeden Doç. Dr. Işık “ Bu izleme göre her iki üreme hücresinin çekirdek öncüllerinin 20 saat 45 dakikadan kısa sürede kaybolması -tek bir çekirdek halini alma- anöploidi açısından yüksek riskli kabul edilmektedir. Çünkü hücre bölünme siklusunun kısa sürmesi çekirdekteki genetik materyalin ikiye katlanma süresinin tamamlanmasında problem yaratmaktadır. Bununla birlikte embriyo gelişiminin 4.günündeki paket haline alma zamanının 84 saatten az olması, 5.gün embriyosunda sıvı boşluğunun oluşma zamanının 96 saatten az olması ve tam gelişmiş 5. gün embriyosunun oluşma zamanının 122 saatten az olması bu embriyoların anöploidi açısından düşük riskli olduklarını göstermekte olup transfer için tercih edilir haline getirmektedir. Yukarıdaki bulguları aşan embriyolar anöploidi açısından orta ve yüksek riskli olup gebelik oluşturma potansiyelleri düşük veya yok olarak kabul edilmektedirler. Embriyoların video mikroskopla takip edilmesi(PRİMOVİSİON) embriyo biyopsisi gibi girişimsel ve pahalı bir işlem yerine kullanılabilen verimli bir alternatiftir. Özellikle daha önceki denemelerinde kaliteli embriyo verilmesine rağmen gebe kalamayan hastalarda, ciddi erkek faktörü olan olgularda, yeterli yumurta veren ileri kadın yaşı olan olgularda olumlu katkılar sağlamaktadır.” Diye konuştu.