İrenbe'nin Mutluluk Hikayeleri - Can'ın Hikayesi

BU SERÜVENİN GALİBİ BİZ OLDUK

Herkesin bir hayali var. Melek hanımın ise en büyük arzusu bir bebeklerinin olmasıydı. 9 yıllık evlilik sürecinde uzun ve yorucu tedavi süreçlerinden geçen ailemiz evlatlarına kavuşabilmek için çok mücadele etti. Bu konuda birbirlerine daima destek oldular. Oğulları Can’ı sağlıkla kucaklarına alacakları günü iple çeken Bozkurt çifti bu hayallerine İrenbe ile kavuştu. Başarıyla sonuçlanan bu hikayeyi annemiz Melek hanımın ağzından dinleyelim…

Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Adım Melek Bozkurt. 33 yaşındayım. Özel sektörde muhasebe departmanında çalışıyorum. 2 yıldır pandemi dolayısıyla evdeyim. Can ile birlikte vakit geçiriyoruz.

Anne olma serüveniniz nasıl başladı?  Anne olmaya ne zaman karar verdiniz?

Anne olmaya evlendikten iki yıl sonra karar verdik. 15 yaşındayken yumurtalık operasyonu geçirdiğim için öncelikle kontrollerimize başlamak istedik. Bu arada Refik hocanın kontrolünde bebek sahibi olmuş arkadaşlarımız vardı. Onlardan merkezinizin ismini duyduk ve tanışmak için randevumuzu aldık. Refik bey muayenemi yaptıktan sonra çikolata kistimin olduğunu fakat bebek sahibi olabilmemiz için bunun herhangi bir engel olmadığını söylemişti. Manisa’da özel bir hastanede 2 kez aşılama uygulandı gebelik elde edildi fakat kimyasal gebelikle sonuçlandı. 4-5 ay bekledikten sonra da Tüp bebek tedavisine başladık, 2 kez tüp bebek işlemi yapıldı, sonuç alamadık. Ara verdiğimiz süreçte ise kendiliğinden gebe kaldım ama ne yazık ki 7. haftada kaybettim.

Olumsuz sonuçlanmasının sebebi neydi?

Biz sürekli kontrollerimizi oluyorduk. Doktorlar gebe kalmamam için hiçbir sorun olmadığını söylüyorlardı ama bir türlü ne olduğu bulunamamıştı. Bu şekilde 4 yılımız geçti. Anlatması kolay ama beklemesi uzun ve yıpratıcı bir süreçti. 2018 yılında tekrar İrenbe’ye geldik. Tedaviye başladık, doktorum yaşım gereği bir tane embriyo transfer etti fakat dış gebelikle sonuçlandı. Refik bey bu dönemde bir süre daha dinlenmemizin iyi olacağını söyledi.

İrenbe’de dondurulmuş embriyolarımız vardı. Kendimizi hazır hissettiğimizde dondurulmuş embriyolarımızın transferi için tekrar İrenbe’ye gelecektik.

Dondurulmuş embriyolarınızın olması sizi biraz daha rahat hissettiriyordu sanırım…

Kesinlikle. Ama üst üste olumsuz şeyler yaşadığımız için dondurulmuş embriyolar sanki tazesi gibi olmuyor gibi düşünmeye başladım.

İnanın hiç ümidimiz yoktu. İkinci sefer dondurulmuş embriyo transferine geldiğimizde doktorumuzla aramızda şöyle bir muhabbet gerçekleşti.

Embriyolarda da bizde de hiçbir problem gözükmediğini söyledi. Bağışıklık sistemiyle ilgili bir probleminiz olduğunu düşünüyorum dedi. Yani vücudum bunu kabul etmiyor ve atıyor. Bir serum tedavisine başlayacağımızı anlattı. Transfer olmadan bir ay önce serum tedavisine başladık. 10 günde bir hastaneye yatıyordum ve o serumdan uygulanıyordu. Doktorum bir ay geçtikten sonra hazır olduğumu, transferimin olabileceğini söyledi. Transfer gerçekleşti ve gebeliğimin 4. Ayına kadar sürekli o serumdan enjekte edildi.

Peki gebe kaldığınızı nasıl öğrendiniz? Sonrasında Neler yaşadınız?

Transfer olduktan 11 gün sonra merkeze gelip test vermemi söylediler. Ama biz eşimle birlikte 11 günü bekleyemedik. 9 günün sonunda Manisa’da özel bir merkezde kan testi verdim. Sonrasında eşimle bir yere oturup bir şeyler yedik. O 2 saatin geçmesini bekledik. Sistemden baktığımızda Beta HCG sonucu çıkmıştı. Sonuç ilk defa bu kadar yüksekti. Değerim 252 çıkmıştı, o günü hiç unutmuyorum. Eşime demiştim ki evet, kesin eminim hamileyim.
Sonrasında epey gözyaşı dökmüştük. Herkes bize bakmıştı. Daha sonra sonucumuzu hemen doktorumuza attık. Refik bey de değerin güzel olduğunu ama iki gün sonra tekrar kan vermem gerektiğini söyledi. İki gün sonra tekrar kan verdik ve değer daha da katlanmıştı. Bir hafta sonra muayene için geldiğimizde ise ultrasonda ikiz olduğunu gördük.

Bu arada serum tedavisine devam edildi.7 haftalıkken bebeklerden birinin kalp atışının durduğunu öğrendik. Yani şu an çok rahat anlatıyorum ama o gün kötü bir gündü. Daha sonrasında hamileliğimi sürekli hastane ve evde geçirdik

26.haftada kanamam oldu  ve çok büyük bir endişe yaşamıştım. Hemen İrenbe’ye geldik, kontrolümüz yapıldı. Hiçbir problem olmadığını, endişe yapmamam gerektiği söylendi. Biraz daha fazla istirahat etmeliydim. Bir keresinde de 33.haftada bir sıkıntı yaşamıştım. Gece yatarken bazı ağrılarım olmuştu. Sabahında Refik Hoca ile telefonla konuştuğumda hemen gelmemi istedi. NST sonucunda biraz sancılarımın olduğunu söyleyerek raporumu başlattılar ve istirahate ayrıldım. 30. Haftadan sonra dinlenerek geçirdim. 40’ıncı haftada ise doğumumuz gerçekleşti.
 

Doğum sürecinizi anlatır mısınız?

40.haftaya geldiğimizde Refik Bey ile görüşüp doğum tarihimizi belirledik. Yani biz 20.01.2020 olsun istemiştik. Refik Bey de hastanemizle görüşüp bu tarihi ayarladı. Doğum olacağı gün hastaneye vardığımızda Refik Bey bizi ameliyathanenin kapısında bekliyordu. İlk önce biraz sarıldık, ağladık. İçeri girdiğimde tüm ekip oradaydı. Çok güzel bir doğum geçirdim.

Kendimi hazır hissettiğimde, sakinleştiğimde de doğuma başladılar.

 

Bebeğinize kavuştuğunuzda ne hissettiniz ?
 

Tarifi olmayan bir an, tarifi olmayan bir koku, çok farklı duygulardı. Biz çok uğraştık ama mükâfatını gördük. İnşallah isteyen herkes evlat sahibi olsun. Yani anlatılması zor bir an, yoğun duygular ve harika bir koku.
 

Son olarak yaşadığınız sürece benzer süreçte olan anne ve baba adaylarımız için neler söylemek istersiniz?


Umutlarını ve ümitlerini asla kaybetmesinler. Doğru hastane ve doğru hekimle olduklarını kesinlikle unutmasınlar. Bu tedavi sürecinde sabır ve güven çok önemli. Doğru merkezde olduklarına emin olsunlar ama kesinlikle olumsuz sonuç alındığında pes etmesinler. Tedaviyi bırakmasınlar ve bu savaşı sonuna kadar devam ettirsinler.
 


Bizim Hikayemiz/Melek Bozkurt

Röportaj Gamze Kaçar
 

 

 

 

 

  • Gönderiyi Paylaş