sitreyazıkapağı
Yakınlarını Kaybeden Çocuklarla Nasıl İletişim Kurulmalı?

“Ölüm” kavramı, biz yetişkinler için en zorlu kavramlardan biridir. İçinde “çaresizlik” barındıran bu kavram bireyi derin bir yas sürecine sürükleyebilir. Bir yetişkin için bile zorlu olan bu süreci çocuğa anlatmak, onun yasını yaşamasını sağlamak da yetişkinler için oldukça zorlu olabilir.

 

Yetişkinin yas sürecini yaşadığında belli evrelerden geçeceğinden bahsedebiliriz. Bu evrelerin ilki şok, sonrasında sırasıyla inkar, öfke, depresyon, kabullenme ve iyileşme evreleri olduğunu söyleyebiliriz.Yetişkin şok evresinden çıkıp, kendini sakinleştirebildiğinde; ağlayabiliyor ve üzüntüsünü yaşayabiliyor iken çocuğa bu durumu aktarmalıdır.

 

Ölüm kavramını çocuklara yaş gruplarına göre farklı şekillerde açıklayabiliriz. Fakat çocuk kaç yaşında olursa olsun bu açıklamayı çocuğun güvende olacağına inandığı bir ortamda örneğin: odasında ve yanında kendini güvende hissettiği kişi veya kişiler tarafından yapmalıyız.

Eğer çocuğunuz okul öncesi dönemdeyse “ölüm” kavramını kullanmak yerine “ o (veya onlar) artık yok. Bizim gibi nefes alamıyor,konuşamıyor, yemek yiyemiyor. Onu artık göremeyeceğiz, ona sarılamayacağız. Çok özleyebiliriz, özlediğimizde fotoğraflarına bakabiliriz. Ve onu sevmeye devam edebiliriz. Ölen kişi (veya kişiler) ile ilgili “ o uzaklara gitti, gökyüzünden bakıp bizi görüyor” gibi cümlelerle çocuğun kafasını karıştırmamak gerekir. Sorular sormasına ve konuşmasına ortam yaratmalı, sorduğu sorulara kısa ve net cevaplar verilmelidir.

Biz yetişkinler kendimizi konuşarak ifade ederken, çocuklar daha çok kendilerini oyun yoluyla ifade ederler ve duygularını boşaltabilecek bir yol bulurlar. Oyun çocuk için sembolik bir dil olduğundan, bu süreçte çocukla sıklıkla oyun oynamak faydalıdır.

Daha büyük yaşlarda ise ölüm kavramı soyut olarak algılanabilir.Ölümün artık dönülmez olduğu çocuk tarafından algılanır. Yas evinde, törende 8-9’ lu yaşlarda çocuğun bulunması sakıncalı değildir. Çocuk; ölüm kavramıyla karşılaşmış bireylerin üzülüp, ağlayıp sonra gözyaşlarını silerek rutinlerini sürdürme çabalarında olduklarını görerek “sağlıklı yas” kavramını öğrenebilir.

Ölen kişi / kişiler çocuğun ebeveynleri ise; bu konuşmaları çocuğa bakım verebilecek büyük anne / büyük babalar yapabilir. Çocuğun verebileceği duygusal tepkilere ortam sağlayabilirler. Küçük yaştaki çocuklar yakının öldüğünü öğrendikten kısa bir süre sonra günlük yaşamına devam eder hatta oyun oynamak bile isteyebilir. Ölen kişinin nerede olduğunu ve ne zaman geleceğini tekrar tekrar sorabilir. Bu durum küçük yaştaki çocukların bilişsel ve duygusal gelişimleri ile örtüşmektedir. Yetişkinlerin, çocuğun bu tutumları karşısında suçlayıcı ve yas tutmaya yönlendirici tepkiler vermemeleri büyük önem taşımaktadır..

Çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi bu sürece farklı tepkiler verebilirler:

 

- Yeme düzeni değişebilir.

- Umursamaz davranabilir.

- Sıkça sorular sorabilir.

- Korkular geliştirip, birlikte yaşayacağı kişiye bağımlı davranışlar geliştirebilir.

- Çok ağlayabilir veya hiç ağlamayabilir.

Tüm bu ve buna benzer tepkiler çocuktan çocuğa değişiklik gösterir. Bu süreçte destek veren kişi / kişiler zorluk yaşıyorlarsa bir uzmandan destek almalılar. Peki nedir bir uzmandan destek almayı gerektiren durumlar?

 

- Uykusunda ciddi bozulmalar varsa (uyuyamıyor, kabuslar görüyor, sıklıkla gece sayıklıyor v.b)

- Yeme düzeninde ciddi bozulmalar varsa (iştahsızlık, kilo kaybı)

- Hırçınlık, saldırganlık varsa

- Alt ıslatma, kaka kaçırma ya da tutma başladıysa

- Böyle bir şey yokmuş gibi davranıyorsa

- Davranışlarda bozulmalar varsa

Bir uzmandan destek alınabilir.

 

Ebeveyn (veya bakım verecek kişi) olarak yapabileceklerimiz :

- Sıklıkla oyun oynamak ( oyunda çocuğun kendini ifade etmesine izin vermek )

- Konuşacağı ortamlar sağlamak ve duygularını yaşamasını desteklemek

- Kendi duygunuzu, üzüntünüzü anlatmak

- Sorduğu sorunun cevabını veremiyor veya zorlanıyorsanız bu sorunun cevabını bilmediğinizi, ama daha sonra konuşabileceğinizi söylemek

- Çocuklar çok iyi gözlemcidir. Yetişkinin de yasını yaşaması önemlidir. Çocuğun; yetişkini ağlayıp üzülürken görmesi ama sonrasında gözyaşını silerek yemeğini yiyip bazı rutinlerini yaptığını görebilmesi faydalıdır.

 

Sadece çocuğun değil, yetişkinin de yası sağlıklı yaşaması önemlidir. “Uzamış yas” sağlıksız yaşanan yası sembolize eder. Sağlıklı yası yaşamak, ölen kişiyi hatırladığımızda üzüntüde takılı kalmak yerine, onun mutlu anılarını da hatırlayabilmek adına önemlidir.

 

 

 

Pınar Ersöz Tezer

Psikolog & Aile Danışmanı & EMDR Terapisti

  • Gönderiyi Paylaş